Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM

 

DEKOLTE:

Bu kavramın ve aşağıdaki birçok kavramın yazılıp çizilmesi veya konuşulması hep küçük harflerle yapılagelmiştir. Konuşuyoruz ama “aman kimse duymasın” der gibiyizdir. Elbette bu konuda cesaret gösterenler çok ciddi araştırma ve incelemeler yapanlar da var ama benim söylemek istediğim o cesaret sahibi kişilerin onca çabalarına karşın bu konuların bu yüzyılda bile bir alalamaya, obscurantisme’e kurban edilmekte olduğudur.

Sevan Nişanyan Sözlerin Soyağacı adlı eserinde dekolte sözcüğü için gerdanı açık bırakan giysi açıklamasını yapmaktadır. Nişanyan sözcüğün dilimize Fransızca décolleté sözcüğünden alındığını, bu sözcüğün de collet gerdan, boyun anlamına geldiğini ve kökeninin ise Latince collum, boyun sözcüğünden kaynaklandığını belirtmektedir.

TDK’ nın 1966 basımı sözlüğünde, sözcüğün anlamları a-boynunun ve kollarının, göğüs ve arkasının bir kısmı açık (kadın esvabı veya bu esvabı giymiş kadın) b-açık saçık konuşmak olarak anlatılmaktadır.

Burada (b) ile gösterilen açıklama insanın aklına yakası açılmamış sözler, küfürler deyimini getirmektedir.

Gerdanlık da genellikle değerli taşlardan ve madenlerden ya da altın paradan yapılmış, boyna takılan takı demektir. Sözcüğün İngilizcesi necklace, Fransızcası da collier’ dir, yani günlük konuşmalarımızda sıkça geçen kolyedir. Anlamı boyunluk veya gerd(e)anlıktır.

Gerdân sözcüğünün kökeni ise Farsça olup (boyun gibi) dönücü olan anlamına gelmektedir.

Türk sanat müziğinde çok bilinen Gerdāniye makamına gelince yukarıda belirttiğimiz gibi Farsça "gerdân: dönücü, dönen" anlamında olup "gerdāniye: dönen, dönerek ilerleyen" demektir.

Dekolte kelimesi, Fransızca olan collet sözcüğünün “de” ekini alması ile oluşmuştur. Bilindiği gibi “de” öneki bu dillerde var olan bir durumu bozan, ortadan kaldıran anlamına gelmektedir. Dezenformasyon, dezenfeksiyon gibi.

Collet ise gerdan anlamına gelmektedir. Dekolte ise boyun, göğüs ve gerdan kısmında ki açıklığı anlatmak için kullanılır. Décolleté sözcüğü dilimize 19. Yüzyılda Fransızcadan alınmıştır. Larousse de Poche’ da bu sözcük décoletter eyleminden türetildiği belirtilmiştir. Anlamı da decouvrir le cou, la gorge, les  épaules.  Échancrer le haut d’un vetement yani boynu, boğazı ve omuzları açığa çıkaran, üstü kesilmiş giysi olarak açıklanmaktadır.  Burada belirleyici olan açıklık kadın giyiminde göğüs çatalı noktasında toplanmakta ve o noktadan sonrası derin dekolte olarak adlandırılmaktadır.
Yine Fransızca sözlüklerden anlaşıldığı gibi bir bitkinin tepesini kesmek budamak anlamında da kullanılmaktadır. (décolletage)

Tıp terimlerinden de bir örnek verebiliriz. Collum Femoris. Yani Bedenin uzak noktası sayılan alt ekstremitelerimizin ilk kemiği (os) femur yani uyluk kemiğidir. Bu kemiğin baş kısmına caputis femoris, başın altında kalan bölümüne de collum femoris adı verilmiştir. Bu femurun boyun kısmı anlamına gelmektedir.

TDK’ nın bir başka sözlüğünde dekolte sözcüğü açık giyim olarak açıklanmaktadır. Aynı kaynağa göre dekolteli giyinmek, kadın giyimi için kullanılmakta, boyun, göğüs ve sırt dahil olmak üzere günümüzde açık giyim, bacak kısmındaki açıklık için de dekolteli giyinmek terimi kullanıldığı ifade edilmektedir.

Bu açıklamalardan anlaşılacağı gibi dekolte boyun ve gerdan (vücudun, omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü) ile ilgilidir.
Sırt ve bel açıklığı için de bu kavramın kullanılıyor olması bir anlam kayması olarak değerlendirilebilir. “Dekolteli” sözcüğü ise dilbilgisi kuralları ile bağdaşmamaktadır. Bacakları az ya da çok açığa çıkaran giysiler için dilimizde “yırtmaç” sözcüğü (İngilizce slash) dururken dekolte sözünün kullanılması kanımızca doğru değildir. Dekolte sözcüğünün temelindeki boyun sözcüğü ile bacağın açığa çıkarılması anlam olarak birbirine ters düşmektedir.

Elbette bu tarz bir giyim kimisi için kadın güzelliğini oraya çıkaran estetik bir unsur kimisine göre din, ahlak ve töre gibi gerekçelerle olmaması gereken bir durumdur.

TESETTÜR

Bu noktada İslam inancında önemli bir yer tutan tesettür kavramının ne anlama geldiğinin ve kapsamının ne olduğunun üzerinde durulması gerekmektedir. Konumuz sözcüklerin anlam ve kökenleri ile sınırlı olduğu için bu tartışmanın bu bağlamda yapılmasının bir yararı bulunmamaktadır.

Tesettür Arapça tasattur sözcüğünden alınmıştır. Sözcüğün kökü str mastarıdır. Anlamı örtünmedir. Örtünmeye insanın bedenini soğuk, sıcak veya başkaca yabancı zararlı etkenlerden korumak için gereksinim duyulmaktadır. Ancak burada sözünü ettiğimiz tesettür o şekilde bir tesettür değil başkalarının gözlerinden kaçırmak anlamına gelen bir tesettürdür. Gözden uzak tutulmak istenen şey ise kadın bedenidir. Erkekler için cinsiyet organları dışında bir örtünme sorunu bulunmamaktadır. Erkekler için tesettür, örtünme/ setr-i avret yani avret (mahrem, açıkta kaldığında utanılacak olan) yerlerinin kapatılmasıyla sınırlıdır.

TDK ‘nın 1966 basımı sözlüğü, tesettür sözcüğünü erkekten kaçma, kaçgöç olarak tanımlamaktadır.

Şemseddin Sami’nin Kâmûs-I Türkî’sinde ise tesettür sözcüğünün Arapça setr mastarından türetilmiş olduğu ve örtünme, saklanma, gizlenme, kapanma. (başlıca kadınların erkeklerden kaçmaları anlamında kullanılır) denmektedir. Nisvân ı Müslimîn (İslam kadını) tesettür ederler.

İslam Ansiklopedisinde tesettür: “örtünmek, kuşanmak; başkaları ile kendisi arasına perde koymak, bir şeyin içinde veya arkasında gizlenmek” anlamlarındaki tesettürdür. Terim olarak biçimleri ve ölçüleri dinen belirlenmiş örtünme yükümlülüğünü ifade eder.

Kelimenin kökünü oluşturan setr, “örtmek, gizlemek, perdelemek, engel olmak” gibi manalara gelir. Aynı kökten sitr gizlenmeye yarayan engel, perde vb. şeyler için ve mecazen “çekinme, korku, hayâ” anlamında kullanılır. Yine bu kökten türeyen seter “kalkan” mânasındadır; setîr ve mestûr mecazen “iffetli” demektir. Bir hadiste Allah’ın sıfatı olarak geçen setîr (sittîr) kelimesi “örten ve koruyan” şeklinde açıklanmıştır.

Gerçekten de burada tesettür kavramının doğuşu tesettürün tarihi, coğrafya ve kültür farkları içinde gösterdiği farklılıklar vb. konularda doğru yanlış şeklinde bir tartışmaya girmenin bir yararı bulunmamaktadır. Ancak tesettür ve bunun ölçüsü kadın ve erkeğin eşit kişiler ve yurttaşlar oldukları göz önünde tutulursa tümüyle o kişinin anlayışına bırakılmalı diye düşüncemizi açıklamakla yetinmek isteriz. Diğerlerinin bu tutum ve davranışa saygı göstermesi beklenmeli veya saygı göstermesi sağlanmalıdır.

Tesettür konusunda Müslümanlar ve din insanları arasında çok önemli farklar bulunmaktadır. Kimisi işi çarşafa ve burkaya kadar götürmekte kimileri türban adını verdikleri bir örtü ile din, ahlak ve töreye uygun giyinmiş olduğunu düşünmektedirler. Birçok kişi de şapka veya geleneksel bir başörtüsü ile yetinmekte yahut hiç bu tür örtülere ihtiyaç duymamaktadır.

Özellikle 1980 sonrasında başörtüsü başta olmak üzere tesettür ile ilgili olarak birçok yeni kavram da türemiştir. Bunlardan bazıları: Tesettüre girmek, tesettür giyim, tesettür modası, abiye tesettür, türban, haşema, nikap, peçe, hicab vb.

MÜSTEHCEN

TDK sözlüğüne göre Arapça bir sözcük olup açık saçık, edepsizce (olan) anlamlarına gelmektedir. Bu anlatım karşısında açık ve saçığın ne anlama geldiği, açık ve saçığın derecesinin ne olduğu ve bunu kimin neye göre belirleyeceği soruları akla gelmektedir. Edep konusu ise daha da büyük bir sorundur. Toplumdan topluma edep anlayışları değişmektedir. Zaman içinde de aynı toplumlarda bile ar, edep ve haya gibi kavramların anlamları, kapsamları büyük değişiklikler göstermiştir. Çocuk veya yetişkin insan için açık saçık kavramları farklıdır. Tıp veya hukuk gibi bazı mesleklerin yapılması sırasında bunların konuşulması vb. ları bu kavramın anlamını değiştirmektedir.

Bu anlayış farkları karşısında bu tür söz ve davranışlar için bir yaptırım uygulanıp uygulanmayacağı veya nasıl ve ne tür bir yaptırım uygulanacağı yahut bu tür söz, resim ve eylemler hakkında bir engelleme, sansür olup olmayacağı her zaman büyük tartışmalara neden olmuştur.


Şemseddin Sami’nin Kâmûs-I Türkî’sinde müstencene sözcüğünün hücnet ( = soysuzluk, karışıklık, bayağılık, aşağılık, kötü davranış ) sözcüğünden türetilmiş olduğu, ayıp ve edepsizce söz ve davranış anlamına geldiği anlatılmıştır.
Sevan Nişanyan’ın Sözlerin Soyağacı’ nda ise sözcüğün Arapça istahcana/ mustahcan sözleri ile ilintisine değinilmekte ve ayıplanan, çirkin sayılan anlamlarına geldiği anlatılmaktadır.

Ferit Develioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe sözlüğünde ise “açık saçık, çirkin, iğrenç, edep dışı” tanımı yapılmıştır.

Latince’de bu kavramın karşılığı olarak obscaenus/ obscene sözcüğü kullanılmış. Bu dilde obscene sözcüğü hastalıklı beden, çirkin ve iğrenç anlamlarına geliyormuş. Fransızcada da obscène sıkılmaz (lık), edepsiz ve edepsizce anlamlarına gelmektedir.

Dilimizdeki anlamlarını edebe aykırı, açık saçık ve geleneklere aykırı, yakışıksız söz yazı, film gibi yayınlar yahut tutum ve davranışlar olarak özetleyebiliriz. TDK ve birçok sözlükte kavramın cinsellikle doğrudan bir bağı olduğuna değinilmemektedir. İşin içine cinselliğin sokulması üzerinde durulması gerekir. Niçin sözlüklerde cinsellikten söz edilmemektedir? İşin içine cinselliğin sokulması daha çok toplum mühendislerinin çabalarının bir sonucu olduğu düşüncesi yaygındır.

Konunun bu noktasında karşımıza pornografi kavramı çıkmaktadır.

PORNOGRAFİ

Fransızca pornographie: Représentation de choses obscènes destinées à être communiquées au public. İngilizce pornography "fahişeliğe (fuhuş yapan kadın) ilişkin yazı veya yayın sözcüğünün kısaltmasıdır. Bu sözcük Eski Yunanca pórnē πόρνη z ”fahişe" sözcüğünden türetilmiştir. Eski Yunanca pérnēmi πέρνημι z "satmak, özellikle köle satmak" fiilinden türetilmiştir. Yunanca fiil Hintavrupa dillerinde yazılı örneği bulunmayan *per-nə- biçiminden evrilmiştir.
Fransızca porno veya İngilizce porn fahişeliğe ilişkin olan ve aynı zamanda fahişelikle ilgili yazı ve yayınlardır. Graphie sözcüğü de kısaca görüntüleme anlamına gelmektedir.

Yine benzer bir kavram da Hetairai’dir.  (hetaira ya da hetaera, çoğul olarak hetaerae.  Eski Yunanca: ἑταίρα): Antik Yunanda, iyi eğitimli ve kültürlü kadın arkadaşlara verilen isimdir. Çoğunlukla koruyucu arkadaşlarıyla cinsel ilişki içerisinde olsalar da, hetairailer basit seks işçileri değillerdir.

Japon geyşaları da unutmamak gerekmektedir. Bunlar dansçı ve şarkıcı Japon kadınlarıdır. Konuk ağırlama, konuklara hoşça vakit geçirtme konusunda özel olarak eğitilmiş, yetiştirilmiş, bu işi meslek edinmiş Japon kadınları kısmen hetaeralara benzemektedir.

Bu noktada dikkat çeken cinsel ilişki hemen tümüyle kadın ve erkeği birlikte kapsadığı, iki taraflı olduğu halde kadın fahişeliğinden söz edilmektedir. Bu ataerkil toplum düzeninin dramatik bir sonucudur.
Erkek fahişeliği ( gigolo/ jigolo) luk para karşılığı kadınlarla cinsel ilişkide bulunan erkek seks işçileri diğerinin yanında (yaygınlık olarak) devede kulak gibi kalır.  Jigololuk geyşa ve hetaeralarda olduğu gibi cinsel ilişki dışında kadına gezilerinde ve çeşitli sosyal ilişkilerinde onun yanında, ona escortluk yapmak anlamlarına da gelmektedir. Orta yaş ve üzeri kimi kadınlar genel olarak jigolo arkadaşlar edinmektedir.
Bunların yanında kumalık, metreslik ve odalık adları ile geliştirilmiş olan ilişkiler de vardır.

Dünyanın tüm toplumlarında cinsellik konusu çok önemli bir duyarlığa sahiptir. Bir yanda her türlü kuralın altından girip üstüne çıkan insan davranışları öteki yanda bu davranışları aşağılayan, yasaklayan ve cezalandıran toplumsal kurallar. Bu kurallar bazen hukuk kuralları, bazen din ve ahlak kuralları, bazen de töre, gelenek, anane ya da görgü kuralları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu kuralları, yasaklamaların ve yaptırımları doğruluğu tartışması bir yana toplum ve toplumu oluşturan bireyler ne yazıktır ki; bu konuda ikiyüzlülüklerini sürdürmektedirler. Ve ne yazıktır ki; kadın bedeni acımasızca bu işler için kullanılmaktadır.

Bu gün uyuşturucu kullanımı, “beyaz kadın ticareti”, fuhuş, ensest ve pedofili, bunlara bağlı mobbing ve diğer cinsel suçlar her geçen yıl bir önceki yıla oranla artış göstermektedir. Cinsellikte tabuların arkasına sığınarak sağlıklı bir toplum düzeni kurulamayacağı artık anlaşılmış olmalı ama anlaşılmadığı yaşanan olaylardan anlaşılmaktadır. Canlı yaşamı için ekmek ve su kadar gerekli olan cinsellik konusu insanlığın aynı zamanda yumuşak karnıdır. Bunu bilen toplumda bir kesim bu işten para kazanmak için hiç boş durmamaktadır. Bir yanda gereksinimler öbür yanda kışkırtılan libido karşımıza bir fuhuş ve pornografi sektörü yaratmaktadır. Yukarıda müstehcen sözcüğünün Eski Yunanca ve Latincedeki köklerini araştırırken satmak eyleminden, köle satmak eyleminden söz etmiştik. Gerçekten de günümüzde sözcüğün özgün anlamına adeta uyacak şekilde bu duygular ticaret konusu haline getirilmiştir. Beyaz kadın ticareti gibi…  Konunun araştırıcısı ve uzmanı olanların konusuna karışmak istemeyiz ama kaba bir tanımlama ile bu sektörden para kazananların sayısının yarım milyardan çok olduğu konusunda yazılar, makaleler bulunmaktadır.


Konu konuyu çağrıştırmaktadır.

EROTİZM

Canlı soyunun devamı için erotizm tüm canlıların olmazsa olmaz bir duygusudur. Tüm canlılar ve insanlar erotizmi canlı tutmak için açık ya da örtülü bir çaba içindedirler. Dişi ve eril güçler tüm cazibelerini, çekiciliklerini bu iş için yoğunlaştırmışlardır. Canlıların varoluşları barınma-beslenme, güven içinde olma ve soyunu devam ettirme üzerine kuruludur. İnsan soyunun bu saf ve haklı, masum, innocent duygularının toplumda para kazanmak amacıyla kötüye kullanılması önceki yıllar ve uygarlıklar bir yana yaşamakta olduğumuz yüzyılın bir ayıbıdır.

Toplum diğer konularda olduğu gibi belki de ondan daha önce cinsellik konusundaki tabularla hesaplaşmalıdır. Unutmayalım adına tabu dediğimiz bu yasakları biz koyduk. Bin yıllardır bu yasakların bir işe yaramadığını da sayısız örneklerinden anlıyoruz. Çözüm yasaklara yeni yasaklar eklemekle değil bu yasaklara konu olan erotizmi doğal sınırları içine çekmekle olacaktır. Yeryüzünde bizim de içinde yer aldığımız hayvanlar âleminde memeli ve omurgalı türünde olan canlılar bize örnek oluşturabilir. Yani bizler uygarlık adı altında inşa ettiğimiz bu yaşamı eski geçmişimize döndürebilirsek sorunun çözümünde önemli bir yol almış oluruz. Toplum erotizm ve ona bağlı konularda bu konuların üzerine örtülen perde altında hemen hemen doğru hiçbir şey bilmemekte, bildiği şeylerin de çoğunun yanlış olduğu görülmektedir. Yasaklar doğru bir strateji içinde kalkınca ve toplumu doğru bilgi sahibi yaptıkça a) insanların bu duygularını sömürerek para kazanan sektör yok olacak ve b) insanların işledikleri cinsel suçlar da birer ikişer tarih olup gideceklerdir.

Erkek ya da kadın tüm insanları erotik duygularından arındırmak değil onların bu duygularını doğru yönlendirmek ve en iyi şekilde ve sorunsuz yaşayacakları ortamı yaratmak insanlığın bir ödevi olmalıdır. Erotik duyguların kışkırtılması önlenirse erotizmin doğal ve güzel bir duygu olduğu anlatılırsa yasaklamalardan çok daha etkili sonuçlar alınacaktır. Sanat ve spor erotizm gibi insan yaşamını zenginleştiren konulardır. İnsan erotizm kadar bunlara da yaşamında yer ayırırsa yıkıcı cinsellik çok önemli ölçüde azalacaktır.
Sözünü ettiğimiz tabulardan arınmış erotizmin, kurallardan arınmış bir düzen veya bir anarşi olmadığını söylemeye gerek bulunmamaktadır. Diğer konularda olduğu gibi özgürlük dilediğini yapmak kadar dilemediğinin de yapılmamasını isteyebilmektir. Her şeyden önce insanlar istedikleri şeyin ne olduğu veya olmadığı konusunda bir ayrım yapmalıdırlar.

Erotizm ya da cinselliğin amacı soyun devamıdır. Ancak tabular ve diğer güncel yasaklamalarla insanlar bu konuyu da bilmemektedirler. Bu konularda toplum gençlere bir eğitim vermekten kaçınmaktadır. Gençlerin yarım yamalak bildikleri yarım ağız anlatılan ve yarım kulak dinlenmiş olanlardan ibarettir. Özellikle erkeklerin pornografi meraklarının bu bilgi eksikliklerini giderebilmek ve bak ben bu konularda ne kadar çok şey biliyorum diyebilmek içindir. Erotizm soyun devamı kadar toplumda sosyal bir konum, statü elde edebilmenin de bir yoludur.

Shakespeare’ nin dediği gibi asıl mesele nedir?

İnsanların önlerine konan ama ne olduğunu bilmedikleri sapık, çarpık erotizm pastasını, tabağını yalayana kadar yiyip bitirmek mi, istediği kişiye istediğini yaptırmak mı?
Yoksa karşı tarafla birlikte karşılıklı ve erotik duygularla örülü güzel bir eser yaratabilmek mi?

Dekolte sözcüğünden başlayarak buralara kadar geldik. Dilimizde konuya ilişkin olarak kullanmakta olduğumuz kavram ve terimlerin, sözcüklerin anlam ve kökenlerini bildiğimiz ve yerinde kullandığımızda yaşamın daha iyi, daha güzel bir anlam kazanacağını düşünüyorum.

Saygılarımla…
Ali Can Polat
21.06.2022

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KAIROS - SENKRON
KAIROS - SENKRON
TESPİH, TESPİH AĞACI, ÇİÇEĞİ, TESPİH BÖCEĞİ VB…
TESPİH, TESPİH AĞACI, ÇİÇEĞİ, TESPİH BÖCEĞİ VB…
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!