Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

İnsanlar birbirlerine duygu ve düşüncelerini dil aracılığı ile bildirir, açıklar ve paylaşırlar. Bu dil kestirmeden söylersek anadil veya sonradan öğrenilmiş olan dildir. Dil ne kadar zengin olursa, dil ne kadar doğru ve yerinde kullanılırsa anlatılacak olan şeyler karşı tarafça o kadar iyi anlaşılır. İyi bir iletişim, bir dili oluşturan sözcüklerin, kavramların, terimlerin, o dilin dilbilgisinin, telaffuzunun doğru bilinip doğru ve yerinde kullanılmasıyla gerçekleşir. Dilin doğru kullanılmasıyla duygu ve düşünceler doğru anlaşılacağından birçok şey, hiç sorun oluşturmaz veya var olan sorunlar büyümeden çözümlenir. Dilin iyi, doğru, düzgün kullanılmasıyla emek ve zaman israfının da önüne geçilmiş olur.
Bir topluluğu ulus yapan en önemli ögenin dil olduğunu söylersek hiç de yanlış olmaz. Dil birliği olmadan uygarlıktan söz edilemeyeceği gibi toplumsal ilerleme de sağlanamaz. Devletler de öncelikle dil birliği üzerinden kurulurlar.
Dil konuşulan dilden daha çoğunu kapsar. Konuşulan dilin yanında bir de beden dili, mimikler ve jestler vardır. Dahası yaşam stilleri ve o kişi veya kültür çevresinde oluşan, oluşturulan bir aura/ hava vardır. Bilgisayar kullanımının yaygınlaşması ile duygu ve düşüncelerin açıklanması için adına emoji/ émoji denen işaret kullanımı artmıştır. İnsanlar ateş yakma, duman çıkarma veya beyaz bayrak açma gibi işaretlerle de düşündüklerini anlatabilirler. Aynı şekilde resim, heykel ve müzik de bir iletişim aracı olabilir.

Dil, tat alan, besinleri ağız içinde sindirimlerini kolaylaştırmak, yutmak için hareket ettiren bir organ olmanın ötesinde gırtlaktaki, hançeredeki ses tellerini titreştirerek sese, sözcüklere dönüştüren bir organımızdır. Hayvanlar âleminde insan dışında kalanların çıkardıkları sesler çok sınırlıdır. Bunlar genellikle acı, korku, korkutma, açlık, cinsel istek belirtileri gibi şeylerden ibarettir.  İnsan ise beyni ile düşündüklerini ve duygularını ağzının içindeki dili kullanarak sözcüklere dökmüş ve bunu on binlerce yılda geliştirerek anlamlı seslere dönüştürebilme başarısını göstermiştir.

Yukarıda anlatılan bu iki işlevi de ifade eden sözcük “ dil ” sözcüğüdür. Yani süt içtim dilim yandı derken de anadilimiz derken de aynı sözcüğü kullanıyoruz. Dilimize Arapçadan alınmış lisan sözcüğü de bulunmaktadır. Lisan Arapça lisān لسان lsn mastarından türetilmiştir. Anlamı organ olarak ağzımızdaki dil ve bir de konuşulan şey’ dir, konuşma işlevidir. Arapça lasana 1. söz söyledi, 2. özellikle kötü söz söyledi, sövdü, söz dokundurdu anlamlarına gelmektedir. Aynı sözcüğün  Akatça lişānu, İbranice laşon, Aramice/Süryanice ləşānā şekliyle de karşılaşıyoruz.
Bu arada Arapçadan dilimize girmiş ancak son yıllarda unutulmaya başlayan lügat sözcüğünün de lisan sözcüğünün (language) kökü ile ilintili olduğunu söyleyebiliriz. Argo dilimizde gevezelik anlamına kullanılan laga luga da aynı köklerden türemiştir. 

İşin ilginç yanı bu dillerde sözcük (lisan-lasana-laşon) iki anlamını da yazımında ve fonetiğinde barındırdığı halde Arapçadan aldığımız lisan sözcüğüne bizde yalnızca konuşma işlevi yüklenmiştir. Türkçede lisan deyince ağızdaki dil akla gelmez.

Kedidili, kapının dili gibi tamlamalar konumuz dışında kaldığı için buraya almıyoruz.
Bir de Osmanlıcada Farsça ile harmanlanmış, çılgın gönül anlamına kullanılan “dil i şeyda” var. Bu tamlamadaki dil ise gönül anlamına gelmektedir.

İngilizcede bu ikisini birbirinde ayırmışlar. Ağızdaki dil için tongue, konuşma işlevi için ise language kullanmışlar. Fransızlar ise langue sözcüğünü bizim gibi iki anlam için de kullanılabilmektedirler.

Konuşma dili yanında bir de beden dili vardır. Bunlar insanın belli düşünce ve duygularını, konuşan kişinin kişiliğini ve o andaki psikolojik durumunu yansıttıkları gibi birçok kez de konuşmadaki anlamı güçlendirmek amacıyla kullanılmaktadırlar.
İletişim ve beden dili konularında bir hayli araştırma yapılmış ve çok değerli eserler yazılmıştır. İlgilenecekler, merak edecekler için birkaç tanesini not edebiliriz. Dilin Tarihi/ S.Roger Fischer - İletişim Tarihi/David Crowley, Paul Heyer – İletişime Giriş/ Prof.Dr. Aysel Aziz – İletişime Giriş/ Nazife Güngör ve Beden Dili/ Doç.Dr. Ersin Altıntaş, Devrim Çamur.

Beden dili (Latince corpus lingua, Fransızca le langage du corps, İngilizce body language)  sözsüz bir iletişim şeklidir. Beden diline örnek olarak gösterilebilecek hareketlerimiz bir hayli çoktur. Gülme ve gülümsemeden tutun da el ve ayakların duruş tarzı, oturuş biçimi, bakış farklılıkları, eliyle saçını düzeltme ve daha birçokları sayılabilir.

Mimiklerimiz de iletişim için doğrudan veya dolaylı bir araçtırlar. Mimik sözcüğü dilimize Fransızca mimique sözcüğünden alınmıştır. Kökeni Eski Yunanca mîmos μῖμος olup taklitçi, soytarı sözcüğüne + ikos soneki takılarak türetilmiştir.
İnsanların düşünceleri yer ve zaman içinde yaşadıkları doğal ve toplumsal etkileşimler sonucu çok derin farklılıklar gösterebilirler, buna koşut olarak konuştukları dil de ayrışır. Yeni yeni diller doğar. Dünyada konuşulan ve unutulup gitmiş olan dillerin sayısını işin uzmanları bile bilememektedirler. Duygular ise o kadar çok değişmez. İnsanlar acıya karşı üzülerek, ağlayarak, hazza karşı sevinerek, gülerek karşılık verirler. Üzüntüyü, sevinci dışa vurmalar farklı olsalar da özü aynıdır. Dolayısı ile Bir Vietnamlı çocuk ile bir Belçikalı çocuk anadilleri farklı olmasına karşın az ya da çok bir ölçüde anlaşabilir. Oyuncağı kırılan her iki çocuk da ağlar. Biri ağlarken diğeri gülmez. Tarzanca da diyebileceğimiz bu iletişim insanların daha çok duygularının harekete geçmesi, geçirilmesiyle oluşmaktadır.

İnsanlar bu mimiklerini kullanarak bir de sanat geliştirmişlerdir. Mim Sanatı/ Arte de Mime. Eski önemini yitirmiş olsa da günümüzde yine bar ve kabarelerde mim sanatı gösterilerine rastlanılmaktadır.

Palyaçolar ve soytarılar da mim sanatını kullanarak belli bir konuyu anlatabiliyor. 

Aynı şekilde sessiz sinema dönemlerinde seyrettiğimiz Eisenstein’in Potyomkin Zırhlısı,  Charlie Chaplin’in Modern Zamanlar ’ı hemen gözümüzün önünde beliriveriyor. Bunlar çok başarılı idiler.

Sözcüğün Eski Yunanca’ daki kökeninin mîmos olduğunu yukarıda belirtmiştik. Sözcüğün taklitçi, soytarı anlamına geldiği bilinmektedir. Bu noktada mîmos sözcüğünden türeyen mimesis sözcüğünü de anımsayalım. Eski Yunanca mimesis sözcüğü, mîméomai μῖμέομαι  taklit etmek, benzerini yapmak eylemine + sis soneki takılarak türetilmiştir. Mimesis çocuğun annesini, babasını taklit etmesinden başlayarak bütün bir yaşantımızı etkiler. İnsanlar bir şey yapmanın en kolay yolunu o şeyi bir başka yerde gördükten sonra aynısını, benzerini yaparak bulmuşlardır. Sanatın doğumunda da ister empresyonist ister ekspresyonist olsun artan azalan ölçüde taklit vardır. Plastik sanatlarda da, müzikte de bir taklit, benzerini yapma, örneğin doğadaki sesleri çıkartma, doğaya öykünme tarzında bir taklitçilik vardır. Edebiyat veya diğer sanat kollarında usta çırak ilişkisi bazen etkilenme, esinlenme olarak karşımıza çıkmaktadır. Güneşin altında söylenmemiş söz kalmadı deyiminin karşısında bu ölçüde bir taklitçiliği doğal karşılamak gerekmektedir. Elbette bir başkasının eserini bire bir, üstüne bir şey katmadan aynısını yapmak sanatın özgünlüğü anlayışı ile asla bağdaşmayacak bir intihal durumudur. Bu bizim konumuzun dışındadır, aynı şekilde telif eserleri koruma yasalarına aykırı tutum ve davranışlar da anlatmaya çalıştığımız kavramın anlamı dışındadır.

İletişim türlerinden biri de jestlerdir.  Jest’in iki anlamı bulunmaktadır. a)Konuşurken el, kol, ayak ve başla yapılan belirli ve anlamlı hareketler. b) Yerinde yapılan ve beğenilen davranışlar. Türkçemizde jest sözcüğü daha çok ikinci anlamı ile kullanılmaktadır. Ancak özellikle tiyatro sahnesinde, sanatçıların bütün el, kol, ayak ve beden hareketlerine bu ad verilmektedir. Sözcük bize Fransızca geste sözcüğünün okunuş şekliyle geçmiştir. Kökeni yapılan şey anlamına Latince gestus sözcüğüdür.

Buraya kadar sıraladığımız araç ve yöntemler insanlara iletişim için çok zengin olanaklar sunmaktadır. Dilimizde “tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır” diye bir atasözümüz vardır. Bunun gibi önümüzde bir kapı varsa bize düşen ödev elimizde, cebimizde bulunan en uygun anahtarı kapının kilidine sokmaktır. Eğer uygun anahtar yoksa anahtarcıya gidip bir anahtar yaptırmamız gerekir. Uygun anahtarı kilide sokmaz veya çilingire uygun bir anahtar yaptırmazsak ya kapıyı kıracağız veya kapının dışında kalmaya razı olacağız.

Dil ve diğer iletişim araçlarını bilmek ve yerinde kullanmak kadar iletmek istediğimiz konuda bizim meramımızın (=amaç, erek, istek) genel anlamda kabul görecek türden olması da gerekmektedir. Bir iletişimin (communication) başarılı olabilmesi
1-İletişimde bulunan “verici” kişiye ilişkin koşullara,
2-İletişimde bulunulacak “alıcı” kişiye ilişkin koşullara,
3-İletinin (message) kendisine ve
4-İletişimi etkileyen doğal ve teknolojik koşullara, ortama (channelle, medium) bağlıdır.

Görsel ya da işitsel iletişim yüz yüze olabildiği gibi gazete, radyo, televizyon ve sosyal medyalar kullanılarak uzaktan uzağa da yapılabilir. Bu iletişim yöntemlerinin uygulanabilmesi için ortak-temel bir sözvarlığına, belli işaretlere, simgelere gereksinim vardır.  Ayrıca bunların anlamları konusunda kültürel bir yakınlığın bulunması gerekmektedir.

İletişim karşılıklı, interaktif olabileceği gibi belli bir iletinin alıcısından vericisine ulaştırılmasıyla da olabilir. İnteraktif iletişimlerde geri bildirimler de çok önemlidir. Bu yöntemle iletişimin amaçlarına ulaşması kolaylaştığı gibi yeni düşüncelerin de doğması sağlanmış olmaktadır.

İletişim türleri, Prof. Dr. Aysel Aziz’in sıralamasıyla:

1-Kültürler arasındaki iletişim
2-Kitlesel iletişim
3-Örgütsel iletişim, kamusal iletişimler
4-Halk ve kamu iletişim ve etkileşimleri
5-Grup ve takım iletişimleri
5-Kişilerarası (inter-personal communication) iletişimler
6-İçsel iletişim, (intra-personel communication) insanın içsel diyaloğu


Bu türler birbirinin üzerine biner ve yedi katlı bir piramit oluştururlar. Bu piramidin tabanında içsel iletişim, piramidin en üstünde de kültürel iletişim yer almaktadır. Bu türler özelden genele ve azdan çoğa göre sıralanmışlardır.

İletişimin özetlenen bu kısa özelliklerine karşın kapıyı uygun anahtar ile açmak yerine kapıya omzuyla yüklenmek birçok kez ileti sahibinin (communicateur) omzunun ezilmesine neden olacağı gibi iletişimin başarısı da tehlikeye girecektir.

Pazarlamacı nasıl ki; ürününü satmak için iyi bir reklam kampanyasına gereksinim duyuyorsa iletişimcinin de benzer gereksinimleri vardır. Pazarlamacı ürününü piyasaya sürmeden önce pazarlamacılık uzmanlarına bir fizibilite raporu hazırlatır. Ürünün alıcısının alım gücünden başlayarak onların sosyal kültürel yapılarını, ileriye dönük beklentilerini bir bir inceler ve sonunda ürünün satış kararını verir. Hiçbir işveren elindeki sermayesini kaybetme tehlikesini göze alarak üretim yapmaz, satamayacağı bir ürününü de piyasaya sürmez.  

Daha somut bir örnek verebiliriz. Colgate-Palmolive ABD sermayeli bir firmadır. Bu firma 1873 yılında kurulmuş olup aralarında diş macunu ve diş fırçaları da olmak üzere bir dizi kişisel bakım ürününü üretir ve pazarlar. Bu firmanın ürünleri arasında bir de Misvak adını taşıyan bir diş macunu bulunmaktadır. Misvak nedir sorusunun yanıtını Wikiwand veriyor. Misvak (Arapça: السواك - sivak), Salvadora persica (Arapça'da arak olarak bilinen) ağaç dallarından yontularak elde edilen doğal diş temizleme malzemesi.
Diş fırçasına geleneksel bir seçenek olarak, uzun zaman öncesinden beri kullanılagelmiştir. Misvak, arak, peelu veya Salvadora persica olarak adlandırılan ufak ağaçlardan elde edilir.
Misvak çalısı daha çok Müslümanların yaşadığı coğrafyalarda yetişiyor. Arap yarımadası, Afrika’nın bazı bölgeleri, Güney Hindistan, Orta Asya ve Güneydoğu Asya’da yetişmektedir. 

Hz. Muhammed’in de dişlerini bu ağacın dalından kesilmiş ve ucu diş fırçasına benzer şekle getirilmiş dal parçası ile temizlediği bilinmektedir. Bu gelenek aktarıla aktarıla bu güne kadar gelinmiştir. Peygamberin yaşantısındaki bazı adet ve alışkanlıklar etrafındakiler ve sonradan bunları yorumlayan din adamlarınca “sünnet” olarak kabul edilmiştir. Böylelikle bu çalıya bir dinsel değer bir kutsallık eklenmiştir. Buraya kadar anlatılanlar tarihsel değeri ve önemi olan saptamalardır.

Ne var ki; Müslümanların Hz. Peygamberin sünneti konusundaki duyarlıklarını öğrenen bir ABD firması bu duyarlığı değerlendirmek ve bunu kullanarak yatırım yapmak, para kazanmak istemiştir. Firmanın amacının hiçbir şekilde inanmadığı bir sünnetin yerine getirilmesine ve yaygınlaşmasına herhangi bir katkı sağlamak olmadığını onun amacının parasına para katmak olduğunu vurgulamak yeterli olacaktır. Firmanın yaptıkları bu kadarla kalmamakta ürününü pazarlarken kullandığı reklamda yalan söylemekte ve Müslüman halkların dinsel duygularını sömürmektedir.
“Firma (bu diş macunu) çürüklere karşı koruma sağlarken içerdiği misvak özü ile ferah bir nefes sağlar.”
Gerçekten, öyle mi? Hz. Peygamberin bundan 1400 yıl öncesinde diş fırçası yerine kullandığı misvak fiziki bir temizlik sağlamakta ağız mukozası ile herhangi kimyasal ya da biyolojik etkileşme, reaksiyona girmemektedir. Bitkinin yapısında da özütünde de iddia edildiği gibi etki yapan bir madde bulunmamaktadır. Bu konuda yıllar öncesinde İstanbul Diş Tabipleri Odasınca hazırlanmış bir raporu da vardır. Konu Tüketici Mahkemesine gelmiş ve davacı İzmir Barosu avukatları davada haklı bulunmuş ve firmayı tazminat ödemeye mahkûm ettirmişlerdir. Ancak bu hukuksal girişimler kalıcı bir çözüm sağlamamış firma bu cezayı ödemiş ve daha büyük bir hızla yoluna devam etmiştir.
 

Plasebo etkisi altında kalan veya bilinçsiz yahut dönen dolaplardan habersiz Müslüman tüketici ürün hakkında övücü yorumlar da yapabilmektedir. İşte onlardan iki tanesi: 1-Ürün favori macunumdur ancak şu sıralar hiçbir yerde satışı yok buradan buldum aldım satıcı 100 ml yazmış ama 75 ml'lik ürün yollamış ve üretimi ülkemizde yok sanırım Arapça yazılı ürün göndermiş. Bir başka kullanıcı da şunu yazmış, 2- “çok memnunum, tavsiye ederim.”

Tartışmanın bu noktasında bu ürünün pazarlandığı yerlerin nereleri kapsadığı araştırılır ise durum açıklığa kavuşacaktır. Colgate firmasının bu ürünü yalnızca Müslümanların yaşadığı bölgeler için üretilip pazarlanmaktadır. Örneğin Fransa, İngiltere, Brezilya veya ABD’ de Misvak markasına rastlanmaz. Burada soracağınız Niçin sorusunun yanıtı yukarıda verilmiştir.

Müslüman coğrafyalarında yaşayan halklar bu oyunu bozmalı ve dinsel değerlerinin bir meta aracı olmasına izin vermemelidir. Din ve milliyet duyarlığı olan yurttaşlardan ve yöneticilerden bu beklenir. Hz. Peygamber’in bir sünnetine, misvaka karşı sevgi, sempati veya saygının gösterilme yolu elin Müslümanlıkla bir ilişkisi bulunmayan bir firmasının ürününü alıp kullanarak, ona haksız kazanç sağlayarak ve enayi durumuna düşürülüp alay konusu olunarak olmaz, olmamalıdır.

Bu firma pazarlama ve iletişim tekniklerini çok iyi değerlendirerek ve kullanarak kazancını artırmıştır. Bu yönü ile firma başarılıdır. Ancak firma etik, ahlaki değerleri yok saymakta ve umursamamaktadır. Firma diş macunu ve diş fırçaları üreten firmalar karşısında haksız bir rekabet avantajı da sağlamaktadır.

İletişim yaşamın her alanında, örneğin politikada da çok önemlidir. Kişilerarası iletişimde olduğu gibi politikacılarımızın da iletişim teknikleri konusunda yeterince bilgiye sahip olmaları ve bu bilgileri uygulamaları gerekir.
Politikacı ile halk arasında ortak-temel sözvarlığı, belli işaretler, simgeler ve anlamları konusunda bir görüş birliği olması gerekmektedir.

Politikacının öncelikli amacı ve ödevi gerçeği, yalnızca gerçeği anlatmak ve gerçek dışında hiçbir şeyi söylememek (truth, the whole truth and nothing but the truth) olmalıdır. Bunu gerçekleştirebilmek için yemin etmeye de gerek olmamalıdır.

Politikacı içinden çıktığı halkın bir parçası olduğunu unutmamalı, onları küçük görmemeli, onlara tepeden bakmamalı ama popülizmin çekiciliğine de kapılmamalı, halk dalkavukluğu yapmamalıdır. Kendisinin veya bir grubun çıkarına değil halk için halk yararına önerilerde bulunmalıdır.

Politikacı ile halk arasında kurulan karşılıklı ilişki tehdit, korku ve şantaj içermemelidir. Politikacı eline geçirdiği gücü kullanırken eşitlik ve adalet ilkelerinden ayrılmamalıdır. Politikacı halkın desteğini sağlayabilmek için etik ve ahlak değerlerinden, erdemden ödün vermemelidir. Kazanmanın geçici olduğunu, halkın verdiği desteği her an geri çekebileceğini dikkate almalıdır.

Halkın da anlatılanları sadece kimlik ve kişilik aidiyetini göz önünde tutarak tarafını belirlememesi anlatılan şeylerin veya sağlanan yararların toplumsal yararlar ile örtüşüp örtüşmediğini, uzun vadeli olup olmadığını değerlendirerek kararlarını vermesi gerekmektedir.

Bu arada en önemli konulardan bir tanesi de politikacıların kendisi gibi politika yapan politikacılara ve halka veya halkın bir kesimine ayrıca halkın da bütün politikacılara ve kendisi gibi düşünmeyen diğer halk kesimlerine karşı şiddet dili kullanmamaları çok önemlidir. Tarafların konuları düşünmek, düşündürmek, ortak akılla çözümler üretmek yerine kendi veya karşı tarafın duygularını harekete geçirip bir galeyan havası yaratmamaları gerekmektedir.

Plüralist, demokratik bir toplumda esasen olması gereken bu şeylerin yaşamda ne yazık ki gerçekleşmediğine, üzücü şeylerle karşılaşıldığına tanık olmaktayız. Ülkemizde yeni bir seçim öncesinde tarafların Anayasa ve yasalarda belirlenmiş hak ve özgürlükleri yok sayan söylem ve eylemleri ile karşılaşıyoruz. Dilde şiddet, birbirlerini temelsiz ve dayanaksız suçlamalar, hakaret ve sövmeler çok üzücü olmaktadır.

Politikacının veya herhangi bir konuda iletişimde bulunacak olan kişinin öfkesini kontrol edememesi ve sesini yükseltmesi, tartışma yerine şiddeti seçmesi onun esasen anlatacağı şeylerin güçlü kanıtlara dayanmadığını, bu eksikliği bu yollar gidermeye çalıştığı şeklinde anlamalı ve yorumlamalıdır. İyi bir politikacının veya communicateur’ün yapması gereken bu oyunu sakinliği ile kontrol altına alıp bozmasıdır.

Halka örnek olan, halkın kendisine örnek aldığı politikacıların ve halkın bir kesiminin kullandığı şiddet dili giderek yaşamın her alanına günlük konuşmalara kadar yansımakta, bu da toplumda barış ve huzuru, dayanışma duygularını yok etmektedir.

Her şeyin güç ile çözülebileceği inancı toplumda yerleşmeye başladıkça yasalara ve adalete de güven büyük ölçülerde azalmaktadır. herkes kendi güvenliğini sağlamak için bireysel çözümler peşine düşmektedir.

Bir futbol maçı düşünelim. Bu maçlarda stadyumu dolduran ortalama 30 bin dolayında seyirci ve 2-3 bin kadar da amigo vardır. Seyirciler maçı seyredip heyecanlanırlarken sırtı oyunculara dönük amigolar halkı coşturmaya çalışırlar. Çoğu kez atılan golü bile görememiş olan bu amigolar herkesten daha çok bağırır ve gösterilerini böylece sürdürürler. Onların işi budur. Her seçim yaklaşırken bu amigolara benzeyen fanatik taraftarlar çıkarlar, demokratik bir kararın alınmasına engel olurlar.

Politikacıların dilde şiddeti öne çıkarmaları halkın bir kesimini duyguları ile hareket etmeye, şiddet eylemlerine özendirmektedir. Yaratılan tehdit ve korku ortamı halkın bir kesiminde sandığa gitmemeye kadar uzanan bezginliğe ortam hazırlamaktadır. Bu da yapılacak seçimin güvenliğini tehdit ettiği gibi çıkacak sonuçların da adil olmayacağı düşüncesine yol açmaktadır. Başka bir deyişle seçimlerin meşruiyeti tehlikeye girmektedir.

Yaşadığımız şiddet dilinden örnekler vermeye gerek olmadığı kanısındayım. O örnekleri hepimiz biliyoruz, üzülerek yaşıyoruz.

Kör topal da olsa 100 yılını doldurmakta olan cumhuriyet demokrasimizin kazanımlarını koruyarak ve yeni yüzyılına bu hastalıklardan arınarak girmesi umut ve dileklerimle saygılar sunuyorum.

07.06.2023

Ali Can Polat

Yorumlar

Tinaz Titiz

16.04.2023 05:31:33

Deneme TINAZTITIZ@GMAIL.COM

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!