Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

KURNAZLIK - FIRSATÇILIK

Geçen gün Fransa’da yaşayan bir arkadaşım sosyal medyasında şu notu paylaşmış: Bien que le renard soit rusé, on vend plus de peaux de renards que de peaux d'ânes. Türkçe söylersek: Tilki kurnaz olsa da biz eşek derisinden daha çok tilki derisi satıyoruz.
Bu cümle beni hem çok düşündürdü ve hem de öteden beri söylemek, yazmak istediklerimi yazmama bir neden oldu.

Gerçekten tilki kurnaz mıdır?
Arkadaşın paylaşımında sözü edildiği gibi eşek derisi alan satana, eşek derisi satan böyle bir dükkâna ben hiç rastlamadım. Ama tilki kürkü çok beğenilen, aranıp sorulan, alınıp satılan bir şeydir.
Öyle değil mi? Ama bizler tilki kurnaz, kolay faka basmaz biliriz. Tilki belki de hiç kurnaz değil. Belki onun bu kurnazlığı bizim veya Jean de La Fontaine gibilerinin uydurduğu boş bir masal. Tilkiye kurnaz, kargaya budala, eşeğe ahmak, laftan anlamaz, inatçı gibi nitelemeleri yapanlar bizleriz. Oysa o hayvanlar, doğa koşulları içinde yaşam serüvenlerini kendi doğallığı içinde yaşamaktadırlar. Biz insanlar olmasa belki de daha mutlu olacaklar.

Belki de tilki kurnaz ama biz insanlar ondan daha kurnazız.
Onu faka bastırıp sırtından kürkünü, derisini söküp alıyoruz. Alıp satıyor ve yüklü paralar kazanıyoruz.

Sonuç olarak kurnazlık her zaman pek işe yaramıyor. İşin içine insanın şeytani ‘zekâsı’ girince her şeyin rengi değişiyor. Bir de işin içine delikli demir girince mertlik falan kitaplarda yazılan, anlamı olmayan bir sözcük olarak kalıyor.

Tilkiye yapıştırılan kurnazlık niteliği insan davranışları ile eşleşmeye başlayınca beni çok rahatsız ediyor.

Sahi kurnaz nedir, kurnazlık nedir?

Kurnazlığın içinde yer ve zaman kollama ve hep bir aldatma ve kandırma var. Ben kurnazlık denen şeyi sevmiyorum.
Bir de fırsat, fırsatçılık var. O da kurnazlığın kardeşi gibi...

Bunların kök ve kökenlerini, anlamlarını biraz daha yakından incelemeye ne dersiniz?
TDK sözlüğüne göre kurnaz kolayca kanmayıp başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren anlamına kullanılan bir sözcük. Kurnazlık da kurnaz olma halini ifade etmektedir.

Sözcüğün etimolojisi ile ilgili olarak elimizde iki ayrı kaynak bulunmaktadır.
Bunlardan Çağdaş Türkçenin Etimolojisi, Nişanyan Sözlük’te bu sözcüğün Farsça ḳurnās قرناس “ahlaksız kişi, hilekâr, deyyus” fiilinden alıntı olduğu belirtilmektedir.
Sözcüğün Farsça aynı anlamda ḳarnāl biçimi de bulunmaktadır. Farsça bu sözcüğün  ġurbuz "kurnaz, hilekâr" anlamları da vardır.

Şemseddin Sami’nin Kâmûs-ı Türkî’sinde (s.850) kurnaz sözcüğünün anlamı olarak 1-Hîle-kâr, mekkâr (çok mekreden, düzenbaz), dessâs (desiseci, oyunbaz) 2-Aldanmaz, uyanık zeyrek (uyanık, zeki) ifadeleri kullanılmıştır.

Tarihsel süreç içinde kurnaz sözcüğüne verilen anlamlar [Selanikî Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1596] benâm korsan ve kurnas levend tâ’ifesinüŋ serdâr u ser-efrâzı

[Meninski, Thesaurus, 1680] ḳurnās قرناس: (turc. pers.) Nasutulus & vafer, pessimae indolis [hilekâr, ahlaksız] ... uti & ḳarnal قرنال: Leno propriae uxoris [kendi karısını pazarlayan, pezevenk]

[Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876] ḳurnaz, ḳurnaş: mekkâr [dolandırıcı], yahud ḳarn manasından boynuzlu, hīlekâr.

Buraya kadar kurnaz sözcüğünün kökeninin Farsça olduğu dikkate alınarak yapılmış araştırma sonuçlarını verdik. Sözcüğün ikinci anlamı Türkçe kökenli oluşu ile ilgilidir. Bu durumda sözcük anlamı biraz daha farklı olmaktadır. 


İsmet Zeki Eyüboğlu’nun Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğünde (s.447) Kurnaz Türkçe kurmak eyleminden türetilmiştir. Kur kökünden kurmak ve kurnamak şeklinde bir türetme olmuştur. Kurnamak yumurtlamak, çoğalmak, çoğaltmak anlamlarını taşımaktadır. Kur veya kur-n-a-z ekleriyle kuran, tasarlayan anlamlarına ulaşılmaktadır. Anadolu’muzda kedi köpek gibi hayvanların yavrulamasına “kunnamak” sözcüğü kullanılmaktadır. Sözlükte ise bu sözcük kurnamak şeklindedir. Araştırmamda bunun nedenini bulamadım.

 
Sevan Nişanyan da yine Sözlerin Soyağacı’ nda 8s. 283) sözcüğün kendi kendine kurmak anlamına geldiği ve kur köküne “az” son ekinin eklenmesiyle kurnaz sözcüğüne ulaşıldığına dikkat çekmektedir.


Kubbealtı Sözlük’ te kurnaz ad ve sıfat olarak kullanılmaktadır. Kökü kur-mak. kur-u-n-mak “kendi kendine kurmak, tasarlamak” fiilinden türemiş olabileceği ve anlamının da işine gelen hususlarda çok açıkgöz olan, başkalarını kandırmasını bilen, kendisi kolay kanmayan (kimse) için bir sıfat olduğu anlatılmıştır.

Bütün bu tanımlamalar içinde yer alan eylemlerden bir tanesi kolayca kanmamak diğeri ufak tefek oyunlarla başkalarını kandırmaktır. Birinci eylem bir şey ve olayın doğruluğuna, gerçekliğine sorgulamadan inanmamaktır ve bu istenen, olması gereken bir durumu anlatır. İkinci eylemde ise ufak kefek oyunlarla, kurgularla ve düzmecelerle başkasının o şey veya olay hakkındaki doğru bilgi alma hakkının kötüye kullanılmasıdır. Doğru bilgilenmesinin engellenmesidir. Başkasının bu özgürlüğüne el atmadır.
Kurnaz ile zeki bazı noktalarda eşdeğerli sayılmakta, yanlış olarak biri diğerinin yerine kullanılmaya çalışılmaktadır. Oysa kurnazlık ile zekâ çok farklı şeylerdir. Zeki olan yetenekleri ile çalışmalarını birleştirir ve kimseye bir zarar vermez, zarar vermeyi aklına bile getirmez. Hatta çoğu zaman bu zekâ başkalarının da işine yarar. Kurnaz ise çalışmayı değil pusuda beklemeyi, uygun zamanı ve yeri kollamayı, tam zamanında kendisine göre yapması gerekeni yapmayı ve sonuç almayı düşünür. Aldığı sonuç yalnızca kendi düşünceleri doğrultusunda olur. Başkasının zarar görmesi onu hiç ilgilendirmez.
Aynı şekilde eke kavramı da kurnazdan farklıdır. Özetle söylemek gerekirse eke: Görmüş geçirmiş, deneyimli, olgun, anaç, yaşlı, usta, büyük, yetişkin, bilgili, becerikli, zeki, açıkgöz anlamlarına gelir. Kurnazlık yapan kişide bu özelliklerden biri veya birkaçının bulunuşu onun eke olarak nitelenmesini gerektirmez. Kurnaz kavramında insanın güvenini kötüye kullanmak, kendine çıkar sağlamak ön plandadır.
Kurnaz yaptığı bu kurnazlık ile bir başkasının hulus (saflık) ve saffetini (temizlik), iyi niyetini kötüye kullanmaktadır. Amacını gerçekleştirmek için yalan söylemektedir. Burada bu işi yapmaktaki amacı da kendisine, bir yakınına veya savunduğu bir düşünce sistemine haksız, emeksiz bir yarar sağlamadır. Yalancının mumu yatsıya kadar yanarmış kurnazın kurnazlığı da genellikle geçici bir süre için anlam ifade eder, kandırma ve kanma durumu ortadan kalkınca kurnazlığın da foyası ortaya çıkar ama kurnaz da bu süre içinde atı (ç)alıp Üsküdar’ı geçmiş olabilir. Geleneklerimiz, örf ve adetlerimiz ayrıca bağlı olduğumuz hukuk sistemi başkalarının iyi niyetini kötüye kullananların, kurnazlık yapanların bu eylemlerini hoş görmemektedir. Hukuk sistemi de bu gibi durumlarda yaptırımlar öngörmektedir.

Gelelim fırsat ve fırsatçılık kavramlarına…

TDK Türkçe Sözlük (s.264) teki açıklamaya göre fırsat uygun zaman, elverişli durumdur. Yine bu açıklamaya ek olarak fırsat düşkünü, fırsat kollamak, fırsat yoksulu ve fırsatı ganimet bilmek deyimlerine yer verilmiştir. Bu açıklamaları okuyunca fırsatın bir elverişlilikten ibaret olmadığını anlıyoruz. Örnekler bize nesnel bir elverişlilik durumunu değil çıkar uğruna başkaları için olumsuz olabilecek şeyler elde etmeyi göstermektedir.

Kubbealtı Sözlükte fırsat sözcüğünün kökünün Arapça (ﻓﺮﺻﺖ) i. furṣat olduğu belirtilmiştir. Bir şeyin yapılması için uygun düşen, elden kaçırılmayacak durum ve zaman anlamına gelmektedir.

Fırsat bilmek: Önüne çıkan imkândan derhal faydalanmaktır.
Fırsat bu fırsat: Yararlanmanın tam zamanı anlamınadır.
Fırsat düşkünü: Eline fırsat geçer geçmez karşısındakinin aleyhine de olsa ondan faydalanan kimse.
Fırsat düşmek (çıkmak): İmkân ve uygun zaman elde etmektir.
Fırsat elde iken: Yapabilme imkânı varken anlamında kullanılmaktadır.
Fırsat kollamak: Uygun zamanı ve durumu gözlemektir.  
Fırsat tanımak: (Bir kimseye) Gerçekleştirmek istediği şey için bir imkân daha vermek, şans tanımak.
Fırsat vermek: İmkân tanımak, uygun şartı sağlamaktır.
Size son bir fırsat veriyorum.
Kaçabilir, sakın fırsat verme.
Fırsat yoksulu: Eline imkân geçmediği için fenalık yapamayan, fırsat bulduğunda kötülük yapacak yaratılışta olan kimse.
Fırsatı ganimet bilmek (saymak): Karşısına çıkan fırsattan hemen faydalanmak demektir. Ganimet sözcüğü de başkasına ait bir malı zorla elde etmeyi ifade için kullanılmaktadır.
Fırsatı kaçırmamak: Önüne çıkan elverişli durumdan faydalanmaktır.
Fırsattan istifade: Uygun zamanı yakalayarak, önüne çıkan fırsattan faydalanmaktır.
 

Bu açıklama ve örneklerde de bir şeye sahip olmak, bir işte, derste, yarışta başarılı olmak veya olmamak hep bir şansa bağlı kılınmaktadır.

Bir işin şansa bağlı olması kendi doğası dışında kabul edilebilir değildir. Ancak dün ve bugünkü toplum yapımız birçok şeyi şans, talih olarak değerlendirme kolaylığına kendini kaptırmıştır. Toplumda fırsat eşitliği gerçek anlamda sağlanırsa, bir yarışa katılanlara eşit koşullar tanınırsa o toplumda şans sözcüğü sözlüğün sararmış sayfalarında kalır.

Sevan Nişanyan, Sözlerin Soyağacı (s.160) fırsat sözcüğünün kökeninin Arapça furşat olduğunu kökünün de furşa olduğunu belirtmektedir. Arapçaya da Aramca pirşa sözcüğünden girdiğini söylemektedir. Nişanyan’a göre furşat kısa rahatlama anı, tatil ve pirşa da delik, gedik anlamlarına gelmektedir.

Ferit Develioğlu’nun Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Sözlük (s. 310) açıklamasına göre sözcüğün aslı Arapça fursat olup dilimizde yanlışlıkla fırsat olarak yerleşmiştir. Anlamı uygun zaman, elverişli durum, faydalanma sırası, elden kaçırılmayacak faydalı vakit, hal ve münasebettir.

İsmet Zeki Eyuboğlu Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü (s. 262) ‘de dilimize Arapçadan giren fırsat sözcüğünün anlamını uygun durum, elverişli süre, kollanan olanak olarak açıklamaktadır.

Şemseddin Sami’nin Kâmûs-î Türkî’ sinde (s.768.)  de Arapça fursat sözcüğünün anlamı münâsip ve muvafık-ı vakt ü hal, istifade etmek sırası, elden kaçırılmayacak faydalı vakit ve hâl olarak ifade edilmiştir.

Toplumun kurulu düzeni kurnazlığa ve fırsatçılığa olanak vermemeli, örneğin; alışveriş merkezlerinde fırsat reyonu gibi uygulamalar denetim altına almalıdır. Satıcıların örneğin herhangi bir ürünün fiyatını düşük gösterebilmek için 100,-TL yerine 99,90 TL fiyat koymaları yasaklamalıdır. Alıcıların kolay fiyat karşılaştırması yapabilmelerini sağlayabilmek için ambalaj kutu, şişe, ağırlık ve sayılarında bir standardizasyona gitmeleri zorunlu hale getirilmelidir. Tüm firmalar açılış günlerinden başlayarak ve sürekli olarak indirimli fiyat aldatmacasıyla müşteriyi şaşkına çevirmekte, onları kandırmakta ve kurnazlıkla kârlarını artırmaktadırlar. Sattıkları malın kusurlarını gizleyerek satabilmek için ürünlere koydukları okazyon, kelepir gibi etiketler piyasa denetleme kurullarınca denetim altına alınmalıdır.  

Yukarıda fırsat eşitliğinden, daha doğrusu toplumun bireylerine eşit yaşama koşulları sağlanmasından söz etmiştik. Bu eşitliğin sağlanabilmesi için her şeyden önce o toplumda bireylerin hak ve özgürlüklerinin eşit olması bu eşitliğin herkes tarafından özellikle yöneticiler tarafından tartışmasız, hiçbir duraksamaya yer vermeden kabul edilip uygulanıyor olması gerekmektedir. Bunun için de nepotizm olarak tanımlanan kayırmacılığın yapılmaması, yapıldığı anda toplumun bir kısmının beni ilgilendirmiyor demeden birlikte tepki göstermesi, demokratik haklarını kullanarak o durum düzelene kadar eylemlerinden vazgeçmemesi gerekmektedir. Uygun işe uygun insan olarak tanımlanabilecek liyakat konusu da aynı şekildedir. Tüm bunların yaşamda yer bulması için hukukun üstünlüğü, bağımsız yargı, yargıç güvencesi gibi demokrasinin temel direklerinin güçlü olması, güçlendirilmesi gerekmektedir.

Daha da önemlisi halkın bu kavramların edilgin bir öznesi olmaktan çıkması gerekmektedir. Halk kurnazlık ve fırsatçılık konusunda farkındalık sahibi olmalıdır. Halk fırsat bize ne zaman gelecek, nasıl bir kurnazlık yapsak da biz de kolayca o şeye veya duruma kavuşsak, gemisini kurtaran kaptan olsak diye beklememekten çıkmalıdır, çıkarılmalıdır. Yaşadığımız toplumun bireyleri olarak bizlerin hepimizin kurnazlık ve fırsatçılık girdabından kendimizi kurtarmamız zorunludur. Örneğin trafik sıkışıklığından kurtulabilmek için trafik polisinin o anda orada olmadığını fırsat bilerek en sağdaki güvenlik şeridini kullanma kurnazlığını yapmamamız gerekmektedir. İnsanlarımızın bu durumlara ‘tevessül’ ve ‘teşebbüs’ etmemesi gerektiği gibi kuralları uygulamakla yükümlü yöneticilerin de bu ‘teşebbüs’ ve ‘ihlallere’ karşı görevlerini tam olarak yapmaları zorunludur. Toplum içindeki karar ve eylemlerimizin kişisel çıkarlarımızı karşılaması yanında toplum yararına uygun olup olmamasını da düşünmeliyiz. İnsanlarımızın tek tek yıkıcı bir bencilliğin kahramanı olmaktan çıkarmalıyız. İnsanlarımızın gözetici bir bencilliğin sağladığı esenliği yaşayacakları ortamı sağlamalıyız.  

Kurtuluşun tek başına olmayacağını, kurtuluşun hep birlikte kendimiz yerine toplumun genel yararını düşündüğümüzde sağlanabileceğini kabul etmemiz, bunu kendimize ilke olarak alıp uygulamamız gerekmektedir. 

Kurnazlık ve fırsatçılık kavramlarının kök, köken ve anlamlarını sorgulayarak işe başlamak bize bu kavramların neden olduğu olumsuzlukları ortadan kaldırmaya, huzurlu bir topluluk halinde yaşamaya yardımcı olacaktır. 

10.06.2023

Ali Can Polat 

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!