Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…

İnsanlar mitolojinin dünyasında yaşarlarken Terminus adında bir tanrıları varmış. Bu tanrının başlıca görevi sınırları korumakmış.
İnsanlar sınırlara önem vermeye başlar başlamaz bu kavramın çevresinde hemen bir kutsallık zırhı oluşturmuşlar. Sınır taşlarını kutsal saymışlar. Roma panteonunda bu kutsallığı temsil için önce Jüpiter’i yani şu bizim Zeus’u seçmişler. Ama herhalde Zeus beni böyle netameli işlerle, siz insancıklar arasındaki ufak tefek şeylerle uğraştırmayın, benim daha önemli işlerim var, demiş olacak ki; başka arayışlara girişmişler. Sonunda sınır tanrısı Terme, Terminus olsun demişler. Demişler ama zaman içinde Terme, Terminus tanrı öteki tanrılar kadar saygı toplayamamış. Toplayamasa da tanrı yine de tanrıdır.

Bu tanrı ile ilgili bilgileri kısaca derleyelim. Meydan Larousse’ dan başlayalım. (s.12/79)’ da şu bilgiler veriliyor: Terminus Roma mitolojisinde tarla sınırlarını koruyan Lâtin tanrısı. Başlangıçta Terminus Jupiter’in takma adlarından biriyken sonradan ayrı bir tanrı haline sokuldu. İlk zamanlarda kaba bir sınır taşı biçiminde temsil edilirdi. Sonra Yunan tiplerinin taklidiyle bir Hermes veya üzerinde bir baş bazen de kollar bulunan ayaksız bir taş bloku şeklinde yapıldı. Çiftçiler her yıl 23 Şubat bayramını (terminalia) kutlarlardı.
Ansiklopedi Terminalia kavramından Terminus yani tanrı Terme şerefine yapılan bayramlar olarak söz etmektedir.

Terme der demez Samsun’un ilçelerinden şirin Terme (Themiskyra) aklımıza geliyor. Bu ilçemizin tarihi M.Ö. 1000 yıllarına kadar gidiyor. Gaşkalar, Hititler, Frigler, Fenikeliler, Yunanlılar, Kimmerler, Amazon savaşçıları, İskitler sanki bir resmigeçit yapar gibi gelip gitmişler. Terme çayının da adı Termedon ama anladığımız kadarıyla bu Terme’nin bizim şu sınır tanrısı Terme ile bir ilişkisi yok.
Ancak ilçenin adını Roma tanrısı olan Terminus'tan veya Thermodon'dan aldığını düşünenlere de (Elif Ateş) rastlanılmaktadır.
https://onedio.com/haber/themiskyra-neresidir-1039648
Böyle düşünüyorlar ama bir kanıt, kaynak da göstermiyorlar. Bir yandan M.Ö. 1000’li yıllardan söz ediyorlar sonra da bir Roma tanrısının adına bu coğrafyaya taşıyorlar. Terminus tanrı bildiğimiz kadarıyla antik Yunan panteonunun envanterinde yok. Roma da Termedon vadisine, sahile ya hiç gelmedi veya çok, çok sonradan geldi. Bu anakronik yanlış yukarıda sözünü ettiğimiz olasılığı geçersiz kılmaktadır.

Ad olarak benzeyen bir başka yerleşim yeri de Turgutreis sınırları içinde bulunan ve M.Ö. 500-700 yılları arasında Leleglerin yaşadığı Termera kentidir Ancak bu bölge ile de tanrı Terminus’un ilişkisini gösterir bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.

Tanrı Terminus genellikle bir sınır taşının üzerine konmuş bir büst olarak resmedilir. Yazımız ekindeki görselde pek de öyle özenle yontulmamış bir köşeli taş ve iğreti duran takma iki kol, bazen kollar kopuk veya kesik. Ne şekilsiz, ne sevimsiz bir tanrı değil mi?  Derler ki; sınır kaymasın, değişmesin, hareket etmesin diye tanrıya ayak yapmadık. Ne diyelim? Gülmek yasak ama gülümsemek serbest. Bu bizim hakkımızdır.

Bu fotoğrafta “concedo nvlli veya concedo nulli” yazılarını okuyoruz. Yazı "kimseye boyun eğmiyorum" anlamına geliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse günümüzde bile o sınırlar hırsların, o duvarlar ihtirasların sembolleri olarak insanlara hükmetmesini beceriyor. Terminus tanrı sözüm ona sınırlar belli olsun kavga, gürültü olmasın düşüncesinden doğmuş. Tanrımız Terminus’a karşın kavga gürültü hiç eksik olmamış, bir karış toprak senin benim diye insanlar birbirlerinin gözlerini çıkarmaya devam etmişler.

Latin dilinde Terminus (+Technikus)  kavramının çoğulu termini’dir, sınırlar. İlerleyen yıllarda tarla sınırı yani Marcus’un tarlasının sınırının bittiği yerde Antonius’un tarlasının sınırının başladığı yer, nokta şeklinde anlamlandırılmış. Şimdi bile tarlalar arasında sınır olsun diye konan taşların tarihinin bu tanrı olduğunu söyleyebiliriz. Her yıl 23 Şubat'ta, Terminus'un onuruna, Terminalia adlı bir festival düzenleniyormuş. Bilindiği gibi 14 Şubat Roma’da arınma, temizlenme Mars ayına hazırlıkların yapıldığı ünlü Lupercalia festivalidir.

https://alicanpolat.com/14-subat-sevgililer-gunu/
https://www.kavrammutfagi.com/makale/14-subat-sevgililer-gunu

Bu festivalde gençler çiftleşmeye de özendirilirmiş. Hristiyanlar hep yaptıkları gibi bu günü Saint Valentine adında uyduruk birisine bağlamışlar. Yaparlar, düdük ellerine geçince istedikleri gibi öttürürler. Öttürsünler bakalım, biz kendi öykümüze dönelim. Terminale festivali Roma'da ilk kral Romulus veya onun yerine geçen Numa döneminde MÖ 717-673 düzenlenmiş. Festivalin ana teması bir dönemin bittiği yeni bir dönemin başlamakta olduğu anlamına geliyormuş. Yani eski ile yeni arasındaki sınır “terminus” imiş. Şair Ovidius’un da anlatımlarına göre festivalde kurbanın kemikleri, külleri yanı sıra çeşitli ürünler, bal petekleri ve şarap, mülkiyeti kutsayacak şekilde bir noktada bir deliğe yerleştirilir, kesilen domuz veya koyunun kanı o yere akıtılır ve buraya bir taş çakılırmış. Terminus’u öven ilahiler okunurmuş. Bu arada Jüpiter’in son hecesi ter ile Terminus’un ilk hecesi ter arasında bir bağ kurma çabası da var.

İsa’dan 300 yıl geçtikten sonra Hristiyanlık dini dalga dalga Roma topraklarında yayılmaya başlamış. Nicomedia’da Diocletianus bu yayılmaya karşı bir sınır koyması için tanrı Terminus’un yardımını istediği de söyleniyor.

Haklı olarak siz şimdi neymiş be, bu Terminus diyeceksiniz? Terminus yalnız tarla aralarında değil hayatın birçok yerinde karşımıza çıkıyor. Bülent Aksoy hocamızın “Kelimelerin Dünyasında Gezintiler” adlı kitabında ( s.34) belirttiği gibi günlük dilimizden düşürmediğimiz “terim” sözcüğünün kaynağı bu tanrı. Terim sözcüğü bizim dilimize Fransızca terme, İngilizce term sözcüğünden alınmış.

İnsanlar arasındaki iletişimde ve bilim dünyasında kavramlar bir şey, kişi veya olay ile ilgili uyarılara, duyu organlarımız aracılığıyla beynimize ulaşan iletilere koyduğumuz adlardır. Bu kavramlardan yeni düşüncelerin önerilmesi ve yeni yaratılar ortaya konması ancak o konuda üretilmiş olan kavramların sınırlandırılması ile sağlanabilir. Örneğin benim ağzımdan bir kalem sözcüğü çıkmış ise sizin kafanızda kalemi çekiçten veya daha birçok şeyden ayıran düşüncelerin hemen belirmesi gerekir. Kalem nedir ne değildir düşüncesinin sizin kafanızı uğraştırmaması gerekir. Bunun için de kalem konusunda sizin ve benim daha önceden uzlaşmış, anlaşmış olmamız gerekmektedir. Gerçek nedir ve nerede başlayıp nerede sona ermektedir sorusunun yanıtlanması işlemi, termination, termine etmek yani sınırlandırmak, tartışmayı sonlandırmak, uzlaşmayı sağlamak (ıstılah) demektir.  Bu işlemden sonra elimizde kalan sözcüğe biz terim diyoruz. Terime sınırlandırılmış düşünce, sınırlandırılmış kavram dersek sanırım pek yanlış olmaz. Kavram ile terim arasındaki bu farkı aklımızda tutmakta yarar vardır. Bülent Aksoy hocamızın da üzerinde durduğu gibi concept sözcüğü ile kavram ve terim sözcüklerini karıştırmamak gerekmektedir. Şimdilerde özellikle moda dünyasında moda haline gelen concept, konsept sözcüğü tasarlanmış, tarz anlamına gelebilir. Konsept terimden çok kavrama yakındır. Daha doğru bir tanımla bu konuda seçkinlerin üzerinde uzlaşabildiği bir anlayış demektir.

Terim sözcüğünün ortaya çıkması ve genelleşip kullanılması çok eskilere dayanmıyor. Bilim dünyasında 18. Yüzyılın yarısından sonra yazılıp çiziliyor. Terim bilgisi anlamına gelen terminologie de eş zamanlı olarak doğuyor. Günlük yaşamın diğer alanlarına da yayıldığını görüyoruz. İş ve ticaret alanında vade anlamında termin, bir yolculuğun başlangıç veya bitiş noktasına terminal adı veriliyor. Termineaux son nokta, termine edilmek randevulaşmak, termin duruşma günü, termin hakkı sözleşmeyi sona erdirmek, fesih hakkı gibi…  

Buraya kadar anlatmaya çalıştığımız gibi şu bizim Terminus tanrı başımıza ne işler açmış değil mi?
İnsanlar neden böyle bir tanrıya gereksinim duymuşlar? Bu soru üzerine çok geniş bir perspektif ile düşünenlerin başında Friedrich Engels geliyor. Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni adlı (1884) eserinde bu sorunun yanıtlarını materyalist, diyalektik bir bakış açısından irdeliyor. Engels sorularına yanıtlarını Tarihte Zorun Rolü adıyla 1888 de yayınladığı eserinde açıklıyor.

Atalarımız olan homo sapiens neolitik dönemle birlikte üretmeye de başlayınca o artı+k değere bir ad koymaya çalışmışlar. Koydukları ada “hakk” demişler, kendi kafalarına göre bir hukuk (haklar) yaratmışlar. Hak Arapçadan dilimize geçmiş bir sözcüktür. Diğer anlamlarını bir yana bırakalım, konumuzla ilgili olana bakalım. Hak bir eylemi gerektirir, durduk yerde hak olmaz. Hiç kimse bir kimseye bu senin hakkındır, al senin olsun demez. Yürüyüşlerde, mitinglerde ve benzer gösterilende hak verilmez alınır sözü boşuna söylenmiyor. Hakk etmek Arapça kazımak demektir. Kabaca bir şey üzerine daha sert bir şeyle bir işaret koymak, imzasını atmak, bu benim demektir. Bunu hakk ettim, bunu kazıdım, bu işareti ben yaptım, benim hakk’ım, hakkım demektir. Hakkın göstergesi bazen bir taş, bazen yazılı bir belge, bazen de bir duvardır.

Büyük şairimiz Nazım Hikmet bu süreci en güzel açıklayan bir düşünürdür.
Duvar başlıklı şiirinden bazı dizeleri birlikte okuyalım.

O duvarın ilk temeltaşı

şahsi mülkiyetin ilk adımından geliyor.

O duvarın bir ucu:

                           tahta sapanlı sarı Çinde.

Öbür ucu: 

Çelikleri elektrikli Newyork’un içinde

….

O duvarın dibinde 

                bizimkiler kurşunlanıyorlar… 

İnsanlar böyle bir işaret koymuşlar ama o şeyin başından uzaklaşınca diğerleri eskiden olduğu gibi yine alıp kullanmaya, tüketmeye devam etmişler. Hak sahipleri (!) başka çareler düşünmüşler, hak ettikleri şeyin başında kendileri bekçilik yapmışlar, başkalarını bekçi olarak dikmişler. Diğerlerini korkutarak, ürküterek caydırmak istemişler. Hak sahipleri yan yana gelip bir birlik oluşturmuşlar, son noktada bu birliğin adına devlettir demişler. Devlete çalışanlar bulmuşlar, çalışanların ellerine silah vermişler, hakkı çiğneyen biri çıkarsa ona karşı zor kullan demişler. Bu çok etkili olmuş ama yeterli olmamış. Bunun gibi insanlar bir de tanrılardan yardım istemişler. Aynen bizim Diocletianus gibi Terminus tanrıyı görevlendirmiş. Yukarıda anlatmaya çalıştığımız gibi tanrının gönlünü hoş tutabilmek için adaklar adayıp sunmuşlar. Saygılarını sunmak için çeşitli ayinler, ritüeller yapmışlar. 

Hak iddia ettikleri topraklar, toprakları işlemek için kullanılan alet edevat,  bunları kullanmak için gerekli silah ve benzeri araç gereçler, ekonomi geliştikçe çeşitlenen daha nice çıkarlar aynı şekilde korunmak istenmiş. Bu arada insanların hırsı, ihtirası arttıkça artmış, yedikleri önlerinde yemedikleri arkalarında olmuş başkalarına zırnık koklatmamak için her şeyi yapmışlar. Yakmışlar, yıkmışlar, öldürmüşler. Bunların hepsinin temelinde “hakk-hak” dediğimiz o kavram bulunuyor. Bir ozanımız çıkıyor “Mal sahibi, mülk sahibi - Hani bunun ilk sahibi” diye bir soru ortaya atıyor ama hiç kimse oralıklı olmuyor. Herkes bildiğini okuyor, hak sahibi olmayanlar da sıranın kendisine gelmesini bekliyorlar. 

Şu zavallı tanrı oraya bostan korkuluğu gibi ayaksız, hareketsiz dikilmiş ama hiçbir işe yaramamış. Sözüm ona bekçi ama neyi beklediğinin asla farkında değil. Öte yandan üstlendiği bekçiliği de beceremiyor. Çalanlar çalmaya devam ediyor. Çaldın-çalmadın derken kızılca kıyametler kopuyor, insanlar birbirlerinin kanlarını akıtıyorlar.

İnsanlar geç de olsa dönen bu fırıldağın rüzgârını merak etmişler. Rüzgârın nereden estiğini araştırmışlar. Keşişlemeden esen rüzgâr ile hesaplaşmak istemişler. Örneğin gazeteciler çıkmış 

Sınır Tanımayan Gazeteciler

Örneğin doktorlar çıkmış 

Sınır Tanımayan Doktorlar

adı altında birleşmişler, ağaların, beylerin, devletlerin koyduğu sınırları aşmışlar.

Biz avukatların da bir derneği var. STAD.

Sınır Tanımayan Avukatlar Derneği

Bi avukatlar da derlenip toplanalım, STAD olarak var olan örgütte güçlerimizi birleştirelim. Sınırları kaldıralım, insana, kamuya, doğaya ve ortak geleceğimize yönelen saldırılar nereden geliyorsa oraya gidelim. 

Mesleğimizin gücü şahsi mülkiyetin gücünden daha üstündür, doğaya ve insana, insan onuruna daha uygundur.

Haydi…Haydi…

27.10.2023

Ali Can Polat 

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!