Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO

Hayvanım diye böbürlenme sen de bir hayvansın
Hayvan dedi diye üzülme, köpürme o da bir hayvan
Unutma sen ağaç değilsin çiçek açamazsın.
Taş toprak, hava, su değilsin, ateş olsan bile cürmün kadar yer yakarsın.
Sen hayvansın, hayvan kal, hayvanlığın keyfini sür, yaşa doya doya.
Yaşa gönlünce, yaşat dostça, sev- sevil, ömür çok kısa


(Dışımızdaki canlıları tanımlamak için bizim yarattığımız kavramlara olduğundan farklı anlamlar yüklemek biz insanların bir kusurudur)

Okuyorum dokuyorum, geziyorum görüyorum, sonra bunları bir harmanda topluyorum, hepsini tel tel hayra yormaya çalışıyorum. Nafile, şu insanları, hele de bizim insanımızı anlayamıyorum. Aramızdaki ayrılıklar değil ama aykırılıklar azalacağına artıyor, ben şaşmaya değil ama şaşırmaya devam ediyorum.

Bugün, işe papaz olarak başlayan ama sonrasında dinden çıkan bir ateistin, Charles Darwin’in doğum yıldönümü. Darwin 12 February 1809 tarihinde doğmuş. Adam yaşasaydı şimdi 213 yaşında olacaktı. İspinozlara takmış kafayı, ispinozların da her şeyini bırakmış gagalarıyla uğraşmış. Kimisi sivri,  kimisi küt görünüşlü. Neden, neden acaba diye başlamış sakalını karıştırmaya. Birçok insanı da kandırmış, doluşmuşlar Beagle dedikleri bir tekneye, gide gide gitmişler Kocaman Okyanusun ortasında Galapagos Adaları’na ulaşmışlar. Hani şu korsanlardan başka kimsenin gitmediği, kocaman kaplumbağaların yaşadığı, adını bu hayvanlardan alan adalar topluluğu.


Biz de Darwin gibi meraklandık, gittik oralara. O ada senin bu ada benim günler haftalar boyu dolaştık durduk. Elimde bir kamera, aklım sıra Darwin’in kafayı taktığı kuşların fotoğrafını çekeceğim. Bir tanesini gözüme kestirdim, uygun bir pozisyonda yakaladığım anda basacağım deklanşöre. Ama bir türlü istediğim pozisyonu yakalayamıyorum. Sonunda kuşun dikkatini çekebilmek için çocukluktan beri geliştirdiğim yeteneğimi kullanmaya başladım. Onlar gibi sesler çıkarıyorum, gözüm kameranın vizörüne yapışmış, dünyayı unutmuşum. Kurduğum tuzak başarılı oldu. Hayvan benden daha çok meraklandı, sesin geldiği yeri, sesin kaynağını öğrenmeye çalışıyor. Açtı kanatlarını ok gibi geldi, geldi kameramın objektifine çarptı. Çarpma ile biraz sendeledi sonra yeşilliklerin arasında kaybolup gitti. Benim makineme de küçük bir anı bıraktı.
Ben bunlarla uğraşırken zamanı da unutmuşum, adadan ayrılma saati gelmiş. Arkadaşım, rehberimiz Fest Travelin kurucusu Faruk Pekin’den bir de güzel azar işittim. Ama geçirdiğim şaşkınlıktan sonra bu azar bana sinek vızıltısı gibi geldi.


Sıkılmazsanız, Darwin’in bu adalarında dolaşırken bir başka günümüzde yaşadığım ve belleğime bir mıh gibi çakılan ve asla unutamayacağım bir anımı daha anlatayım. Yine bu meraklı kulunuz elinde fotoğraf makinası ile sağda solda av peşinde.
Başımızda Ecuador’lu delikanlı bir rehber anlatıyor. Kulağımız onda ben onlardan biraz daha açıktayım. Rehber beni kibarca uyarıyor, turistler için ayrılan bu beyaz çizgilerin içinde kalmalıymışım! Koca adada,  bir avuç biz turistten başka kimsenin olmadığı bu adada bu uyarı bana anlamdan çok uzak geldi. Delikanlının yüzüne de nasıl baktıysam gerekçesini yine kibarca anlattı. Bakın dedi, sizin şu anda görmediğiniz o toprakta, kumluk alanda belki de bir kaplumbağa yumurtası var. Belki de o yumurta yok olmakta olan bir türün son yumurtası, bastığınız yerde o yumurtayı kırmış olabilirsiniz !!! Başıma on kiloluk bir balyoz inse bu kadar üzülmez, bu kadar çok acı çekmezdim. Utandım, yüzüm kızardı.


Delikanlı devam ediyordu. Turist gelmesi, buraları gezmesi, görmesi elbette güzel, buraları dünyaya tanıtması elbette güzel ama turistin de bu sakin adadaki yaşama saygılı olması gerekir. Elinizdeki bir tane kesme şekeri bile fırlatıp atmanız buradaki ekolojik dengeyi allak bullak edebilir. Bu adaların tarihinde bunlar daha önce yaşanmış şeyler. Atacağınız bir kesme şeker örneğin karıncaları oraya çeker. Karıncalar daha çok beslenir, sayıları artar. Diğer canlıların yiyeceği şeyleri bitirir, ötekiler bu kez aç kalır, karıncalara dadanan başka bir hayvan onları yer bu kez onlar çoğalır, bu böyle sürüp gider. Sonuçta adada o dengenin yerine başka bir denge kurulur. Biz ise buradaki doğal dengenin, endemik türlerin kendi halinde olmasını, Darwin’in söylediği evrimin kesintiye uğramadan devamını istiyoruz.
Bu rehber bana unutamayacağım bir ders vermişti. Biz Darwin’i, Türlerin Kökeni’ ni, Evrim Teorisi’ ni masada okuyup anlamaya çalışırken bu delikanlı bize tam da yerinde muazzam bir ders veriyordu.
Akşam olunca küçük botlarla geldik görece daha büyük teknemize. Hepimiz yorulmuştuk. Ama ben dayak yemekten daha beterdim. Harika, hayli zengin bir sofra kurmuşlar. Sofrada Şili’nin carménère üzümlerinden yapılmış, kırmızı şarap var. Hiç iştahım kalmamıştı, şaraptan sadece bir yudum aldım. Nasıl söyledim bilmiyorum ama ağzımdan dökülen cümlelerin masadaki arkadaşların yüzlerinde yansımasını görünce çok farklı bir dünyaya savrulduğumu anladım

 
(Biz çok fazla insanlaşmışız, keşke birazcık hayvan kalabilseydik!)


Neyse ki, arkadaşlar pek aldırış etmediler, kendi neşeli konuşmalarına kaldığı yerden devam ettiler.
*
Şu insanlara kanaryam, güzel kuşum diye şarkılar söylüyorsun, zevkten dört köşe oluyorlar. Aslanım diyorsun seviniyorlar. Ama eşek diyorsun, eşşoğlu eşek diyorsun yumruklarını sıkıp üzerine geliyorlar. İt veya itoğlu it diyorsun küplere biniyor, kurt diyorsun böbürleniyorlar, hatta bizim soyumuz kurttur deyip elleri ile ne olduğunu bir türlü anlayamadığım işaretler yapıyorlar. Çok ders çalışan bir arkadaşımıza inek deriz ama inek Hindistan’da kutsanan bir canlı. Yol önce ineklerindir. Önce onlar geçer sonra insanlar.
Ayı denince bizim insanımız korkusundan mıdır, nedendir,  kaçar. İri yarı birini görünce ağzını doldurarak ayı diye bağırır. Nedense fil demez de ilk hecesini vurgulayarak deve deriz.
Hele hele birine öküz dersen, hapı yuttun. Eşek sudan gelene kadar döverler veya bir pundunu bulup içeri tıkarlar.

Bakın, bu böyle gelmiş böyle gider demeyin. Tarihin her döneminde bizim hayvanlara bakışımız hep böyle olmamış. İnsanlar çok eskiden doğada gördükleri hayvanlara imrenerek bakmışlardır, onlarla yarışmışlar. Onlardan av yapmasını öğrenmişler. Hatta, onları avlamışlar onların etinden sütünden kendilerine bir şeyler geçeceğine inanmışlar. Böyle bir inanç sistemi oluşturmuşlar. Daha sonraki yıllarda yarısı insan yarısı hayvan sifenksler yaratmışlar, denizkızları yaratmışlar. Bunlara değişik anlamlar vermişler. Değişik öyküler anlatmışlar.
Anadolu-Yunan mitolojisindeki kentaurları düşünün. Medusa’yı düşünün. Ya pegasus… Unicorn… Herakles  neler yapmıştı? Altın poslu cengâver nerelerde şimdi?
Hepsi bir yana Dionysos unutulmaya gelmez. Başında üzüm salkımları elinde şarap kupası, lütfen gözünüzü aşağıya indirin. Ayakları, keçinin toynakları, gördünüz, değil mi?  Bu insanlar, hayvanlık kötü bir şey olsaydı en çok sevdikleri tanrılarına keçi toynağı takarlar mıydı?

Oysa sonuçta hepsi hayvan işte, öyle değil mi ama?

Kedi ile köpek niçin farklı olsun. Birisi kutsansın öbürü murdar olsun. Kuzu iyi de domuz neden haram? Bunları yaratan aynı ise bu ayrı gayrı niye? Yaratanın birine iyi, birine kötü demek yaratana karşı bir duruş değil midir? Eski Mısır’da skarab yani şu bizim bildiğimiz bokböceği, onların sembolü olmuş. Biz adını bile duymak istemiyoruz. Bir an onların olmadığını veya birçok canlı gibi soyunun silinip gittiğini düşünelim, ne olurdu bu dünyamızın hali? Onlar olmasıydı dünyamızı bok götürürdü! Onların bize ne çok faydası olduğunu biliyor muyuz? Sivrisinekleri seven bir tek kişi çıkmaz, biliyorum ama onların bu doğal denge içindeki yadsınamaz yerlerini de biliyorum. Onlar olmadan olmaz.

Eski Mısır demişken Horus’ un gözüne bakar mısınız? Nasıl göz o öyle ? Anubus’ in başı korkunç. Çakal tanrı, kaptı kapacak yamuk yapmış olanın yüreğini. Terazinin başında bekliyor. Kötü olsaydı onca gelişmiş uygarlığı yaratanlar tanrılarını çakala benzetirler miydi?

Siz ne dersiniz bilmem ama uygarlığımız geliştikçe bize bir şeyler oluyor!

Kurdu kuşu, çiçeği böceği, kelebeği, otundan koskoca asırlık çınarlarına kadar her şey ve biz, herkes, hepimiz, canlılar ve dahi cansızlar bu doğanın vazgeçilmez parçalarıyız. Bizler ki bu tıkır tıkır işleyen makinanın çarklarıyız dönüyoruz ve döndürüyoruz. O çarklardan bir tanesi, tek bir tanesi dönmez ise o saat, o fabrika çalışır mı, o dünya döner mi?


Bir makinanın çarklarından biri diğerini aşağılar mı, hor görür mü, biri diğerinin kötülüğünü ister mi?
İnsan bunların içinde en akıllısı, ötekiler bir yaramazlık yapsa bile durun demesi gerekmez mi?

İnsanlar kendi aralarında adına kültür, uygarlık dedikleri bir alamet bulmuşlar binmişler içine, gidiyorlar kıyamete…
 
17. Yüzyılda Fransa’da Jean de la Fontaine diye biri çıkmış, sözüm ona fabulaları “fari” yapmış, anlatmış, adına da fabl denmiş. Şu ağustos böceğinin ne tembelliği kalmış, ne aptallığı,  ne akılsızlığı. Bilseydi ağustos böceğinin ağustos, eylül sonu çiftleşip öleceğini, kışı görmeyeceğini, yine de bu yalanları uydurup uydurup bize anlatır mıydı? Cigale’ ler, sicada’ lar olmasalardı,  Avignon’da, Provence’da o güzelim mor lavandalar böyle mor açabilirler miydi?
Kartal yüceltilmiş, karga aşağılanmış. Gevezeliğinden ağzındaki peyniri düşürmüş. Keçiler inatçılığından ipten aşağıya yuvarlanmışlar. Ne bilsin bizim Fontaine karganın hünerlerini.
Ya şu Walt Disney’e ne demeli… Kafasındaki fantezileri birer birer hayvanlara yaptırmaya kalkışıyor. Onların kimilerini sevimli, kimilerini çok kötü, hep cezalandırılması gereken varlıklar olarak gösteriyor. Çocuklar hala bayılıyorlar, çocuklarımızı bu yalanlarla büyütüyoruz.

Canlıları, onların varlık ve gelişmelerini inceleyen bir bilim dalı Darwin’den önce de vardı. Nice papazlar, din dışı bilim insanları geldi geçti. Bir İsveçli doktor, biyolog Carlolus Linnaeus  (Carl  von Linné ) çıktı bitkileri, hayvanları sıraya soktu adına Taksonomi dediler. Charles Darwin bu canlıların türlerini, türlerinin kökenini,  doğada zaman içindeki değişimlerinin kurallarını yazdı çizdi. Atamız maymun dedi mi, demedi mi bilmiyorum ama hepimiz hayvanız dedi. Evrile devrile bu günlere gelmişiz, insan olmuşuz dedi. Der demez kıyamet koptu, İngiltere’ si, Fransa’ sı adama düşman oldular. Ne yapsaydı Darwin? Havva’ya elmayı uzattı diye zavallı yılana o kara cübbeli, kapkara buhurdanlığından kara dumanlar tüttüren papazlar gibi lanet mi okusaydı? İşte, o da zavallı bir yılan dedi, masalı siz böyle uydurdunuz. Bunların hepsi, hepimiz hayvanız dedi, çıktı işin içinden. Hiç biri yalan diyemedi, sadece içlerinden doğru desek ne olur bizim halimiz, ne kalır elimizde şu ışıltılı dünyalıklarımızdan diye geçirdiler. İçlerinden geçeni yanlarındaki arkadaşlarına bile söyleyemediler.

Her canlı gibi günü geldi, Charles Darwin de 19.04.1882 günü öldü.   
Katedralin en yetkili papazı Darwin’in Abbey kilisesine gömülmesini istiyordu. Bu isteğini Kraliyet Bilimler Akademisine bildirdi. Akademi o tarihte Fransa'da bulunan Westminster Abbey dekanına bir telgrafla durumu iletti. Telgrafta Akademi Başkanı "her sınıf ve görüşten çok sayıda hemşehrimiz tarafından da kabul edilebilir" diye yazıyordu. “Darwin, Westminster Abbey'e gömülmeli". Darwin bir inanan olmasa da, Dekan bir an tereddüt etmeden, kabul etmekten mutluluk duyduğunu belirten bir telgraf gönderdi.
Darwin onları duyabilse hakkında yapılmış olan bu işlere ne derdi, onu bilemiyoruz.
Ama yakılmaması iyi olmuştur diyebilirim. Oraya gidenler onu, onun yaptıklarını anımsayacak ve saygılarını sunabileceklerdir.

Kilise sağlığında Charles Darwin’e hiç iyi gözle bakmamış ve hatta onu dinsizlikle suçlamıştı. Ancak onun büyüklüğünü ve büyük işler yaptığını kabul etmişti. Anısına, ölüsüne sahip çıktı. İngiliz tahtının ölenlerinin arasına onu da koydu. Westminster Abbey’ i gezenler anımsayacaktır. Isaac Newton da orada yatıyor. İngilizler Stephen Hawkings’i de oraya gömdüler.

Demem odur ki; Kilisenin kara cübbeli papazları bile kendileriyle taban tabana ters düşen adama bu hoşgörüyü, toleransı gösterdiğine, cenazesine kiliselerinde yer verdiklerine göre bizler niye birbirimize bu toleransı, bu hoşgörüyü göstermeyelim!

Ne olur birisi sana kartal dese, ötekisi karga. Ne fark eder, hepimiz  “Hayvanlar Âleminin” birer üyesiyiz. Öyle değil mi?

Meraklısına diyelim:
İşte taksonomide insan gerçeğimiz:
İnsanın Taksonomik Sınıflandırılması

Tip: Canlılık (Biota)

Süper Alan (Superdomain): Arkeler ve Ökaryotlar (Neomura)

Alan: Ökarya (Eukarya)

Klad: Amipler, Hayvanlar, Mantarlar (Unikonta)

Klad: Arkadan Kamçılılar, Hayvanlar ve Mantarlar (Opisthokonta)

Klad: Hayvanlar ve Tek Hücreli Yakın Akrabaları (Holozoa)

Alem: Hayvanlar (Animalia)

Alt Alem: Gerçek Dokulular (Eumetazoa)

Klad: Çift Yanlı Simetrikler (Bilateria)

Üst Şube: İkincil Ağızlılar (Deuterostomia)

Şube/Filum: Kordalılar (Chordata)

Alt Şube: Omurgalılar (Vertebrata)

İnfra Şube (Infraphylum): Gerçekçeneliler (Gnathostomata)

Üst Sınıf: Dört Üyeliler (Tetrapoda)

Sınıf: Memeliler (Mammalia)

Alt Sınıf: Doğuran Memeliler (Theriiformes)

İnfra Sınıf (Infraclass): Plasentalı Memeliler / Eteneliler (Eutheria / Placentalia)

Üst Takım (Superorder): Kemiriciler, Tavşanımsılar, Sivri Sincapçıkgiller, Primatlar, Abalı Memeliler (Euarchontoglires)

Takım: Primatlar / İri Beyinli Yüksek Memeliler (Primata)

Alt Takım: Kuru Burunlu Primatlar (Haplorrhini)

İnfra Takım (Infraorder): Maymunlar (Simiiformes / Simians)

Geçiş Takımı (Parvorder): Eski Dünya Maymunları ve Kuyruksuz Maymunlar (Catarrhini)

Üst Familya: Kuyruksuz Maymunlar / İnsansılar (Hominoidea / Apes)

Aile/Familya: Büyük Kuyruksuz Maymunlar (Hominidae / Great Apes)

Alt Familya: İnsanlar, Şempanzeler, Goriller ve Ataları (Homininae)

Oymak/Tribü: İnsanlar, Şempanzeler ve Ataları (Hominini)

Alt Oymak: İnsanlar ve Ataları (Hominina)

Cins: İnsan (Homo)

Tür: Anatomik Olarak Modern İnsanlar / Bilge İnsanlar (Homo sapiens)

Alt Tür*: Modern Bilge İnsan (Homo sapiens sapiens)

Dünyamızda varlıklar cansızlar ve canlılar diye ikiye ayrılıyor. Canlılar da bitkiler ve hayvanlar diye ikiye ayrılıyorlar. Biz insanlar da bu hayvanlar âleminin içinde bulunuyoruz. İnsanlar için ayrı bir sınıf yok. Her hayvanın bir güzelliği var. 

Hepimiz hayvanız daha fazla insanlaşmanın bir âlemi yok.

Çar mıh deyip dördüncü mıhı bulamayanların üç mıhla mıhladıkları o adamı söylemiyorum. Bu, ona inananların sorunu. Ben Friedrich Nietzsche gibi imdada yine Dionysos’ u çağırarak ecce homo diyorum. Yani insan dediğimiz işte budur, bundan ibarettir diyorum.
Sevgili Azra Erhat’ ın güzel eserinin adını ödünç alıyorum. Ecce Homo - İşte İnsan diyorum. Onun Beethoven’in 9. Senfonisinde bize armağan ettiği notalara Schiller’in yazdığı dizeleri tekrar ediyorum.

Kucaklayalım birbirimizi
Bütün dünyayı sarsın öpüşmemiz
Sevinç, güzelim kıvılcımı tanrıların
Cennetin kızı

Herkese dostça, insanca selamlar, sevgi ve saygılar…

Ali Can Polat
13.02.2022

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!