Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI

TDK'ye göre proleter sözcüğünün anlamı emekçi, işçi ve  proletarya da emekçi sınıfı ya da işçi sınıfıdır. Sözlüğe göre proletarya kelimesi ele alındığında, ‘alt sınıfı anlatmak için değerlendirilen bir kelime’ anlamı olduğu söyleniyor. İlk zamanlar oğullarından başka malı bulunmayan insanlar için söylenen aşağılayıcı bir kelime olarak kullanıldığı, daha sonra ise işçi sınıfını tanımlamak amaçlı sosyolojik bir terim olarak gelişmeye başladığı anlatılmaktadır.

Proleterleşme sözcüğü ise TDK ‘ye  göre; ‘emekçileşme,’ anlamına gelmektedir. Günümüzde işçi ve emekçi sınıfı için bu kelime artık pek kullanılmıyor. Özellikle modern ve gelişmiş ülkelerde proleter ya da bununla beraber türemiş kelimeler öne çıkmaz deniyor. Bu cümle ile anlatılmak istenenin değerlendirmesi okuyucuya aittir.

TDK Fransızca sözlükte:
Proltéaire: (Proleter)  Emekçi
Proltéariat : (Proletarya)  Emekçi sınıf
Proltaérien , ne:  (Proletaryen)  Emekçilere, emekçi sınıfına değgin şeklinde tanımlanmaktadır.

Larousse  de Poche’da ise:
Prolétaire  (nom)  : Qui  n’a  pour vivre que le produit de son travail,
(Proleter (isim) : Sadece çalışmasının ürünüyle  yaşamak zorunda olan)
Prolétariat : Classe des proletaires
Proletarya: Proleterler sınıfı
Proéltarien (ne)  (adj) Relatif au proletariat
(Proleter  (sıf)  Proletarya ile ilgili) şeklinde anlatılıyor.


Sevan  Nişanşan Sözlerin Soyağacı: s.392’de:
Proleter sözcüğünü sosyalizme eğilimli olması umulan işçi, toplumun mülk ve sanat sahibi olmayan en aşağı tabakasına mensup kişi olarak tanımlamaktadır.
Latince proletarius  “yavrulayıcı” sözcüğünden doğduğunu,  Roma’da toplumun en alt sınıfına mensup kişiler için kullanıldığını söylüyor.
Prolescere, prolet  (hayvan gibi) yavrulamak, çoğalmak,  pro+alescere, büyümek, yetişmek, artmak sözcüğüyle ve eylemiyle ilintili olduğunu belirtmektedir.


Meydan Larousse:
Proleter: (Latince proles, soy’dan proletarius- Fr. Prolétaire) olarak belirtilmekte ve eski Roma’da en alt sınıftan, vergiden bağışık ve ancak çocuk yapabilmek için yararlı sayılan kişilere yapılan adlandırma olduğu, bugün emek gücünü kiraladığı veya sattığı kimsenin vereceği ücret dışında geçim kaynağı olmayan kimse ve buna koşut olarak çalışanlara da proletarya ya da emekçi sınıfı dendiğini anlatmaktadır.

Kubbealtı  Lugatı
Proleter (i). (Fr. prolétaire < Lat.) Geçim kaynağı emek gücü olan, başka gelir kaynağı bulunmayan kimse, emekçi.
Proletarya (Fr. prolétariat) Emekçi sınıfı, Proleter

Proleter  kavramı ( Fr)  prolétaire toplumun mülk ve sanat sahibi olmayan en aşağı tabakasına mensup kişi anlamındadır : (1760 J. J. Rousseau) 
Latince  proletarius "yavrulayıcı", anlamına geliyor. Roma’da toplumun en alt sınıfına mensup kişiler için kullanılıyor.
Latince prolescere,  prolet- yavrulamak, (hayvan gibi) çoğalmak 
Latince  pro+1 alescere büyümek, yetişmek anlamlarına gelmektedir.
Artmak → pro+1 : Koalisyon

Koalisyon: Kök benzerliği nedeniyle koalisyon sözcüğünün de üzerinde durmakta yarar var. Fransızca coalition politik bir birliktelik, belki daha yerinde bir anlatımla belli bir amaç için yapılan güç birliğidir denebilir. Güç birliği Latince karşılığı coalitio olup coalescere eyleminden, coalit- birlikte büyümek, (ağaç dalı) birbiri içine geçerek kaynaşmak +tion ve yine Latince con+ alescere yetişmek, boy atmak Latince “alere” büyütmek eylemleriyle ilintilidir.

Sözcüğün doğduğu yer Roma olduğuna göre proleter sözcüğünün tarihsel perspektif içindeki yerini doğru belirlemek gerekmektedir.
Eski Roma'da patrici, pleb, cliens (besleme yanaşma) ve servus (köleler) olmak üzere dört hukuksal sınıf vardır. Bunlardan cliens ve servus sınıfı cumhuriyetin ilk dönemlerinde pek önemli değildi. Ancak krallık büyüdükçe bu sınıflar da sayıca kalabalıklaşmıştır. Öyle olunca da bunlarla ilgili düzenlemeler daha ön planlara çıkmaya başlamıştır.
Asıl önemli sorun patrici ve pleb sınıfları arasında yaşanıyordu. Roma'da Patriciler mülki, siyasi, askerî haklara sahiptiler.
Equestrian (Latince: eques, çoğulu equites) Roma Cumhuriyetinin ve Roma İmparatorluğunun erken dönemlerinin iki üst sosyal sınıfından birinin mensuplarına verilen ad. Bu sosyal sınıf, gücü savaş atı edinmeye yeten ve "şövalye" ya da "süvari" olarak adlandırılan ve genellikle varlıklı kişilerden oluşurdu. Equites, zengin ve soylu üst sınıf patriciler  ve alt sınıf plebler arasında bulunan orta sınıf oluştururlardı. Equestrian sınıfın işareti bir altın yüzük ve (patricilerinki demir yüzüktü) ve tunik üzerinde dar siyah banttı.
Plebler, çiftçilik, hayvancılık zanaatkârlık gibi işlerle devletin ve toplumun sürekliliğini sağlayan sınıf idi.
İki sınıf arasındaki çatışma, aslında hep vardı. Ancak Roma topraklarının genişlemesi,  patricilerin de topraklarının genişlemesine neden oluyordu. Ancak plebler umduklarını bulamıyorlardı.

Proletarya ve grev sözcükleri belleğimizde öyle yer etmiştir ki; grevi ancak işçiler yapar başka bir sınıf grev yapmaz, yapamaz diye düşünürüz. Oysa ilk grev patriciler ile pleblerin anlaşmazlıkları sonrasında plebler tarafından yapılmıştır.
M.Ö 494’te Roma, iki kent ile savaş halindeyken plebler, Roma için savaşmak yerine Pleb Tanrıçası olarak da adlandırılan Tanrıça Ceres’in (Anadolu’nun Demeter ‘ine karşılık) tapınağının bulunduğu tepede çekilip oturdular. Böylece tarihte ilk grev olarak adlandırılabilecek bir olay yaşanmış oldu. Toplumsal yaşamın devamlılığını sürdüren pleblerin üretim ve hizmet sektöründen çekilmesiyle günlük yaşamı durdu. Ordunun lojistik desteği sağlanamadı, askerler aç kaldı. Tarlalar sürülmedi, zanaatkârlar iş bıraktı. (Grev kavramının günlük dile girmesi için MS 1800’lü yılları beklememiz gerekmektedir.)
Grev sonuç verdi,  patriciler elçi gönderip pleblerin koşulların kabul etti ler.  Bu tarihten sonra plebler kendi meclislerini kurdular.

Bildiğimiz gibi Roma savaşçı bir devletti. Çevre ülkelere savaşlar açar, bu savaşlarda silah gücü ile o ülkeleri topraklarına katar ve bu topraklarda çok sağlam bir idari yapılanma sağlarlardı. Kendi kültürel varlıklarını o ülkelere savaş sonrasında kurdukları sistem ile kabul ettirirler, o ülkelerde tarımsal gelişmeyi özendirirler ve çok sağlam da bir vergi sistemi kurarlardı. Bütün bunları tutarlı bir hukuk sistemiyle yaparlardı. Galya’dan Anadolu’ya, Romanya’dan Mısır’a kadar ve Akdeniz’de ulaşım ve ticaret onlardan sorulurdu. Elbette bu savaşlarda tutsaklar da olurdu. Onlar bir yurttaş değil ve yurttaşlık haklarından yararlanamazlardı. Her türlü işlerde boğaz tokluğuna çalışırlardı.
Patronus (hami)-cliens (yanaşma) ilişkisinin Roma’da hukuki olmaktan çok ahlâki dayanakları bulunmaktadır. Patrici sınıfından birinin bir başkasını koruması altına alması zaman içinde gelişerek bizim patronage diye adlandırdığımız sisteminin temelini oluşturmaktadır. Bu hamilik işi, kişi ölçeğinde olduğu gibi bir bölge ve o bölge halkı için de geçerli olabilmektedir. Bu ilişki ileriki zamanlarda yaygınlaşmıştır. Hami-yanaşma ilişkisi resmi bir ilişki türü değildir. Kişisel hami-yanaşma ilişkisinde soylular değerli gördükleri sanatçıları ya da azatlı kölelerini himayeleri altına alıyorlaardı.
Bu sınıfların dışında mülk sahibi olmayan özgür Romalılara da “proletarii” deniyordu. Günümüzde kullanılan “proletarya” sözcüğünün kaynağı bu kavramdır. M.Ö. 1. yüzyılda Roma’nın yukarıda sayılan özgür yurttaşlar 3,3 milyonken, kölelerin sayısı 2 milyona ulaşmıştı.

Roma egemen sınıfları, savaşlarla kazanılan yeni topraklara yoksul plebleri ve proletariileri yerleştiriyor ve oralarda karışıklık çıkmasını bu yolla engelliyordu. Ancak yine de isyanlar oluyordu. (Örneğin M.Ö.73 Spartacus ayaklanması vb.)

Julius Sezar’ın M.Ö. 44 yılında öldürülmesinden sonra yerine Gaius Octavius’un geçti, Roma İmparatorluğu’nu kurdu, Augustus adını aldı, “Roma Barışı”nı (Pax Romana) sağladı ve ülkeyi M.Ö.27-M.S.14 yılları arasında yönetti. Bu barış M.S. 180 yılına kadar sürdü.
Pax Romana’nın en önemli özelliği, Roma’daki patrisyenler, plebler ve proletarii arasında, başka bir anlatımla, köleler dışında kalan özgür yurttaşlar arasında barış sağlamasıydı.
Kavramın anayurdu olan Roma’da proleter kavramı bugün bizim anladığımız anlamadaki işçi kavramından hayli farklıdır. Bu gün işçi olmanın en önemli özelliğini geçim kaynağını işverenden alacağı ücretin belirlemesidir.

Avrupa’nın feodalite sistemi içinde çalışan mülksüzlerin veya sahip oldukları toprakların geçimlerini sağlamalarına yetmeyen kimselerin sanayi devrimiyle birlikte manifaktür atölyelerinde, fabrikalarda çalışmaya başlamaları, buna koşut olarak topraksızlaşmaları, toprakları olmadığı için de oradan geçimini sağlayacak tarımsal üründen yoksun kalışları, patronun vereceği ücretten başka hiç geçim kaynakları olmayışı, onların bu kimliklerinin pekişmesine ve modern anlamda proleter  kavramının doğmasına ortam sağlamıştır. Proleterlerin kendi sınıf bilincine kavuşmaları ve kendi sınıf çıkarları için çalışmaları da proletarya kavramını doğurmuştur.

Çalışanların Zonguldak bölgemizde olduğu gibi (Havza-i Fahmiye) münavebeli olarak çalışmaları, yani 2 ay madende, iki ay köyünde çalışmaları, onların proleter değil yarı-proleter olarak nitelendirilmelerine neden olmuştur. Elbette yarı proleter olmanın sosyoekonomik ve sosyokültürel birçok sonuçları vardır.

Şimdilerde esnek çalışma adı altında işçilerin çalışma koşullarında değişiklikler yapıldığını görmekteyiz. Bunlar işçilik hakları için olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Öte yandan bu işçilerin sosyal güvenlik haklarını da olumsuz yönde etkilemektedir.

Son olarak 20.yüzyılın sonlarında ortaya çıkan, tanımlanan yeni bir kavrama da değinmek gerekmektedir. Bu yeni kavramın adı prekarya veya prekarite’dir.

Prekarite veya prekarya kavramı ağırlıklı olarak; belirli süreli, yarı zamanlı, proje bazlı sözleşmeler ile işgücü piyasalarına iş yapan sınıf için kullanılmaktadır.
Kavramın etimolojisi anlamını kavramamıza yardımcı olmaktadır. Latin dillerindeki  (İngilizce precarious, Fransızca. Précaire, Latince precari) istikrarsız, güvensiz, güvenilmez sözcüklerinden türetilmiştir.

Bu tanımlamanın arkasında karşımıza çıkan en iki önemli özellik, sürekli iş güvencesinin bulunmayışı ve birçok kez iki tarafın birlikte bu çok önemli kuralı yok saymalarıdır. Reklamcılık, yazılım ve programcılık, sinema ve oyunculuk gibi genelde yaratıcı sektörlerde çalışanlar, çevirmenlik, yarı-zamanlı eğitim görevliliği işleri, mimarlık, muhasebecilik bu grubu oluşturmaktadır.

Emek yoğun (mavi yakalıların kas gücüyle çalışanlardan çok) bilgi yoğun bilişsel çalışanları tanımlamak için bu yeni prekarya terimi kullanılmaktadır. Yukarıda da söylemeye çalıştığımız gibi serbest zamanlı (freelance) çalışanlar ve prekaryanın sözleşmelerinde sürekli işlerdeki iş güvencesi ve sosyal güvenlik hükümleri çok kez bulunmamaktadır.

Mart 2020’de ilan edilen Coronavirus pandemisi’nin bu tür uygulamaların yaygınlaşmasına neden olduğu gözlemlenmektedir. Bazı işlerin evde yapılması yeni bir kavrama da ebelik etmektedir. Home Office İngilizce bir sözcük. Home ev, office ise ofis anlamına geliyor. Home ofis karşılığı ev ofisi denebilir. Ama nedense biz o harfini de biraz uzatarak hoom ofis demeyi daha uygun ve daha fiyakalı buluyoruz !
Belki başlangıçta birçokları için cazip gelebilir ama bu uygulama sonuçta patrona yarar işçiye ve işçilik bilincine zarar verir.

 

Ali Can Polat
30.01.2022

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!