Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM

Rivayet odur ki; Sir Winston Churchill’in başbakanlığı sırasında İngiliz Parlamentosunun Avam Kamarasında, bir oturumda çok hararetli tartışmalar yapılmaktadır. Muhalefet milletvekillerinden bir hanım eleştirinin dozunu iyice artırır. Hızını alamaz ve Churchill’e büyük bir öfke ve hiddet içinde avaz avaz “homoseksüel” diye bağırır.
O anda oturumda bulunan tüm milletvekilleri büyük bir şaşkınlık içinde ve adeta dilleri tutulmuş gibidirler. Oturum başkanı, konuşmacı milletvekilini özür dilemeye çağırmaya ve kendisine cevap hakkı doğan Churchill’e de söz hakkı vermeye hazırlanmaktadır.
Bu arada Churchill oturduğu koltuğundan yavaş yavaş kalkar, kamburu biraz daha çıkmış olarak ağır adımlarla kürsüye doğru ilerler, başkanı ve vekilleri nazik bir şekilde selamladıktan sonra yanmaya hazır purosunu ağzından eline, elinin iki parmağının arasına alır ve otuz saniye kadar boş gözlerle tam karşısında duvara bakar.
Bu sürenin sonunda Churchill büyük bir hışımla iri gövdesini döndürüp gözlerini hanım milletvekilinin gözlerinin içine diker.
Hanım der ben İngiltere’yi tabuta sokacak büyük bir felaketten kurtardım.

“Ben o zaferi popomla değil kafamla kazandım.” 

Kürsüden iner, görevini yapmışların rahatlığı ve huzuru içinde gider yerine oturur.

İşte İngiltere, işte Avam Kamarası, ifade özgürlüğü, eleştiri, eleştiriye karşı hoşgörü ve pırıl pırıl bir zekâ…

Sözü uzatmaya gerek yok eleştirinin nasıl yapıldığından önce niçin yapıldığına bir yanıt bulunması gerekmektedir. Eleştiri kişilerin kişiliklerine, onların kişisel özelliklerini aşağılamaya veya yüceltmeye yönelik olmamalıdır. Eleştiri nesnel olayların irdelenmesiyle sınırlı olmalıdır. Örneğin bir işin nasıl yapıldığı yapılan şeyin niteliği veya niceliği tartışılmak yerine o işi, o mesleği yapan kişinin yaşam tarzı, cinsiyeti, milliyeti, inancı veya inançsızlığı tartışılıyorsa ortada bir kötü niyet, eleştirinin dışında başkaca bir neden var demektir.
Türkiye kadın voleybol takımının Avrupa’nın diğer takımlarını tek tek yenip, eleyip Avrupa Şampiyonu olmaları, altın madalyaya layık görülmeleri tartışmasız ayakta alkışlanacak bir olay, Türkiye için çok büyük bir utku, bir zaferdir. Bu başarıyı konuşmak, olumlu, olumsuz yönleriyle tartışmak varken bu başarıyı kazandıran oyuncuların giysileriyle, saçıyla başıyla, cinsiyetleriyle, cinsel tercihleriyle, yaşam tarzlarıyla uğraşmak iyi niyetten uzakta, hatta kötü niyetli bir karalamadan ibarettir. Bu tarz bir eleştiri “ad hominem”  olarak adlandırılmaktadır.
Sözde bu tür eleştiriyi yapanların amaçları:
1) Halkın bu başarı karşısında yaşadığı haklı sevinci gölgelemektir.
2) Bu tür spor karşılaşmalarının yapılmasını yasaklamaktır.
3) Bu tür karşılaşmalarda kadınların oyuncu olmalarını yasaklamaktır.
4) Kadının toplum hayatından sökülüp atılması, bir kafesin içine konularak her türlü hakkının kısıtlanması, elinden alınmasıdır.
5) Kadınların bu karşılaşmalarda giydikleri giysilerin ve saçlarının görünür olmasının yasaklanmasıdır.
6) Bu karşılaşmalarda görev alanların yaşam tarzlarına müdahale etmek ve onların cinsel tercihlerini göstermelerini yasaklamaktır.
7) Bu oyunlar bahane edilerek toplumun tüm kesimlerinin kendi kafalarında oluşturdukları insan tipinin dışına çıkmasını yasaklamaktır.
8) Ülkenin laik, demokratik yapısını yok ederek cumhuriyeti ve onun dayanağı Anayasayı ortadan kaldırıp yerine teokratik ve otokratik bir devlet yapısı inşa etmektir.
Bu eleştirilerin arkasında yatan amaçları görmemek bir aymazlıktır, bu hareketleri teşvik etmek, bu hareketlere kol kanat germek, Anayasanın öngördüğü önlemleri almamak, savsaklamak suça ortak olmak, suça yardım ve yataklık etmektir.
Daha önce yine bu sitede tarafımdan “Tartışmak, Eleştirmek ve Ad hominem” kavramları üzerinde bir yazım yayınlanmıştı. Yeri geldiği için o yazının bir bölümünü buraya almak yararlı olacaktır.

Ad hominem

Ad hominem kavramı, literatüre Latinceden alınarak kazandırılmış, yerleşik bir kavramdır ve birebir çevrildiğinde “kişiye” anlamına gelir.

Ad hominem (/æd ˈhɒmənəm -ˌnɛm, ɑd‐/), argumentum ad hominem ya da insan karalama anlamına kullanılmaktadır.

Bir tepkinin, belirli bir kişinin yaptığı işi, ortaya koyduğu yapıtı veya herhangi bir konudaki duruşu bir yana itip onun yerine o kişiyi öne çıkarmak, tepkiyi o kişiye yöneltmektir. Örneğin bir bilgi, belge veya kanıta karşı bir yanıt verirken o bilgi ve belgelerin, kanıtların doğru, gerçek ve yerinde olup olmadığını anlatmak, açıklamak yerine o kişinin konuyla ilgisi olmayan bir özelliğini gündeme getirip sözüm ona o düşünceleri çürütmeye çalışmaktır. Genel olarak karşı bir önermede bulunmaksızın önermeyi yapan kişinin özelliklerinin tartışılmasını sağlamak ve tartışma konusunu saptırmak amacıyla yapılır. Yani başka bir anlamla bunun adı safsatadır. Elbette bu safsatanın farkında olup olmama, yapılan demagojiye inanıp inanmama ayrı bir konudur.

Karalama türleri

1) Argumentum Ad Hominem

Bir önerinin reddedilmesini sağlamak için, önerinin kendisi yerine öneriyi yapan kişinin kişiliğine saldırmaktır.

2) Circumstantial Ad Hominem

Bir önerinin reddedilmesini sağlamak için, önerinin kendisi yerine öneriyi yapan kişinin etnik kökeni, politik tutumu, dini görüşü gibi niteliklerine saldırmaktır.

3) Tu Quoque Ad Hominem

Bir kişinin sözleriyle eylemleri çelişiyor diye iddianın yanlış olduğu savıyla “sen de aynı şeyi yapıyorsun” şeklinde bir karşı saldırıdır.

4) Poisoning The Well Ad Hominem

Dolduruşa getirme safsatası da denilir. İnsan Karalama Safsatasının bir alt türüdür: Bir insan hakkında önceden olumsuz bilgiler (doğru ya da yanlış) verilerek, onun söyleyeceklerini gözden düşürme ve önyargı oluşturmak şeklinde örtülü bir karşı saldırıdır.

Bir toplulukta, o topluluğu oluşturan bireyler arasında sağlıklı bir iletişimin sağlanabilmesi için öncelikle kavramların anlamlarıyla birlikte bilinmesinde ve yerinde, zamanında kullanılmasında kuşkusuz çok büyük yararlar bulunmaktadır. Bu iletişimin iyi kurulup iyi işletilmesi halinde toplumda yeni ve daha ileri düşünce ve kavramların yaratılması sağlanabilir. Bu yolla barış, refah ve huzur çok daha yüksek düzeylere çıkarılabilir. Sağlıklı bir iletişim için bir başka koşul da bireylerin birbirlerine “topluluk halinde yaşama sözleşmesinden gelen” saygılı davranma ile düşüncelerini sağlıklı kurallar içinde aktarmalarıdır. Başka bir anlatımla tartışma ve eleştirilerin niçin yapıldığı ve hangi amaçları sağlamak için yapıldığı ve nasıl yapılacağı üzerinde bir uzlaşma sağlanmalıdır. Tartışma ve eleştiri kendi düşüncelerinin, kendi doğrularının başkaları tarafından kabulü için değil kendisinin ve karşı tarafın düşündüklerinin (tez ve antitezlerinin) bir potada eritilip yeni bir alaşım sağlayabilmek için yapılmalıdır.

Öncelikle eleştirmek ile yermek ve övmek kavramlarını birbirinden ayırmamız gerekmektedir. Eleştiri yin ve yang gibi iki zıt şeyin birlikteliğidir. Bu birliktelikten yeni bir şey üretmektir.

Türk Kadın Voleybol takımının bu uluslararası başarısının önemini yok sayma, saygınlığını küçümseme, takımı oluşturan bir veya birden çok oyuncunun cinsel eğilim veya tercihine karşı düşmanca tutum takınılması ve bunun açıkça ifade edilmesi akla ve her türlü insani değer ölçüsüne aykırıdır. İktidardan bu kişilerin takımdan, formalarının da sırtlarından çıkarılmasını, madalyalarının ellerinden alınmasını bununla da yetinmeyerek cezalandırılmalarını istemek bu kişilere ve toplumun tamamına karşı işlenmiş bir suçtur.

Bu kafa yapısında olanlara göre toplumu oluşturan insanların hepsinin tek bir tip olması, hepsinin aynı soydan olmaları ve aynı şeye inanmaları gerekmektedir. Bu insanların hepsinin aynı şekilde giyinmesi, aynı tarzda yaşamaları gerekmektedir. Bu insanların neleri yiyeceği, neleri içeceği üst akıl tarafından açıklanmaktadır. Bu insanlar daha da ileri giderek toplumu oluşturan yurttaşların önceden belirledikleri şeyleri yapmalarının farz olduğunu, başka türlü düşünmenin yaratana karşı gelmek, ona şirk koşmak demek olduğunu iddia etmektedirler. Laik yaşama ve çağdaş insan değerlerine taban tabana zıt bu düşüncelerin akıl ve mantıkla da bağdaşır bir yanı bulunmamaktadır. Geçerliği ve uygulanabilirliği de yoktur. Uygulanabilmesi için mutlaka zor, mutlaka zorbalık gereklidir.

Öte yandan sözüm ona eleştirdikleri bu konularda pedofiliden homoseksüelliğe kadar her şeyin çok daha fazlasını kendileri yapmaktadırlar. Günlük olaylar bunun örnekleri ile dolup taşmaktadır. Toplumda sağduyu sahibi herkes bu olaylardan nefret etmekte ve çocukları için büyük bir endişe duymaktadırlar. Son zamanlarda badeleme veya bademleme gibi bir tanımla anlatılan işler toplumda büyük bir infiale neden olmaktadır.

Ayrıntıya girmenin bir yararı yok ama bunların çok övündükleri toplum yaşayışından bir iki örneği anımsatabiliriz.

a) Lale Devrinin ünlü şairi Nedim’in Sadabat adlı şiirinin sansürsüz hali
b) İstanbul’un en mutena semtlerinden Emirgân’ ın adının nereden geldiği,
c) Anadolu’da yapılan sazlı, sözlü, çengili oturak âlemleri,
d) Dellakname-i Dilküşa adlı kitapta anlatılan hamam âlemleri, eşcinsellikler,
e) İlyasoğlu Mercimek Ahmet’in Kabusname adlı eserinde yazdıkları
f) Osmanlıda, özellikle harem çevresinde gizli, kapaklı hünsa ilişkileri,
g)  Sevakıb-ı Menakıb'ta yazılıp çizilenler
h) Bu örnekleri uzatmanın bir yararı yoktur ve esasen saymakla da bitmezler.

Yalnız bizim toplumumuzda değil dünyada birçok yerde cinsellik farklı şekillerde tanımlanmakta ve insanların bu cinselliklerini yaşama hak ve özgürlüğüne çağdaş düşünce içinde karışılmamaktadır. 6284 ve benzeri yasalarla bu hak ve özgürlükler güvence altına alınmaktadır.

Bu anlatılan olayların tamamı doğada sıradan bir şey olan cinselliğin tabulaştırılması, toplumda cinsel eğitimin hiç yapılmaması cinsel bilgilerin anne, baba ve öğretmen tarafından çocuklara, gençlere belli bir disiplin içinde verilmesi gerektiği halde verilmemesinden kaynaklanmaktadır. Gençler bu bilgileri kulaktan kulağa aktarılan yalan yanlış bilgilendirmelerle öğrenmektedirler. Toplumda kız ve erkek çocukların yetiştirilmesinde çok yanlış bir yol izlenmekte, eril bir düşünceyle gençler ayrıştırılmakta, iki cins birbirine düşmanlaştırılmaktadır. Birbirlerini ve kendilerini, kendi doğal gereksinimlerini tanımamış bu gençler birçok kez yanlış yollara sapmakta, cinsel ve psikolojik hastalıklara yakalanmaktadırlar. Toplum Dr. Erdal Atabek’in (kitabının adı) deyimi ile kışkırtılmış erkeklik ve bastırılmış kadınlık kıskacı altındadır. Bu kıskaçtan kurtulmadan toplum sorunlarımızın çözümü olası değildir.

Canlılar dünyasının ve o âlemin bir parçası olan insanın anatomik ve biyolojik yapısı, fizyolojisi, cinsel özellikleri ancak ve ancak insanın kendisi ve işin uzmanı olan hekimlerce bilinebilir. Onun dışında hiçbir kimse, kurum ve kurulun bu konularda söz söyleme hakkı yoktur. Bu hakkı kendisinde görenler büyük bir yanlış yapmaktadırlar.  İnsanların zor hile ve mobbing kullanmaksızın diledikleri gibi cinselliklerini yaşamak hakkı en doğal insan haklarından birisidir.
Farklı cinsel tercihi olanların başkalarına bir zarar vermeden diledikleri gibi yaşamaları en doğal hakkıdır. Diğer insanların ve toplumun da onların bu haklarına saygılı olmak yükümlülükleri vardır. Bir kimsenin yaşama tarzı bir başkasını ilgilendirmez. Farklı cinsel eğilimde olanların da aynı şekilde diğerlerini bu tarzda yaşamaya zorlamaları kabul edilemez.

Toplumda insanlar cinsiyetleri veya cinsel tercihleri göz önünde tutularak değerlendirilmemelidir. İnsanın özel yaşantısı dışında o toplumun bir bireyi olarak yükümlülüklerini yerine getirip getirmediklerine bakılmalıdır.

Örneğin, Çaykovski’nin kendisi eşcinsel diye harika güzellikteki Kuğu Gölü veya Fındıkkıran baleleri yahut da onun bir keman konçertosu değerinden herhangi bir şey kaybeder mi?  Aynı şekilde kadın voleybolcularımızdan birinin şu veya bu cinsel tercihi var diye yaptığı bir smaç, takımına kazandırdığı bir sayı değerinden herhangi bir şey kaybeder mi?
O oyuncunun ve oynadığı takımın başarısını maçı yöneten hakem değerlendirir. Onun tercihi bu diye kazanılan başarı onların deyimi ile murdar olur mu? Elbette hayır.  Olsa olsa onların beyinleri murdar olur.

Çaykovski, yukarıda Churchill’e ait olduğu söylenen sözde olduğu gibi başarısını cinselliği ile değil belki gece yarılarına kadar uyumayıp elinde kalem notaları gergef işler gibi dizerek sağlamıştır. Bizler eserlerini dinlerken onun cinsel yaşamı aklımızın ucundan bile geçmemektedir.
Aynı şekilde Filelerin Altın Kızları da bu başarıyı, bu altın kupayı güzellikleriyle, gözlerinin rengiyle, gönüllerindeki cinsel yaşam anlayışlarıyla değil bileklerinin hakkıyla ve alınlarının teriyle kazanmışlardır. Cumhuriyetimizin 100. Yılında bize bu onuru ve gururu yaşatan Cumhuriyetimizin bu altın kızlarını alkışlamak kalmaktadır. Eğer hala içlerine sindiremiyorlarsa saygı duymak yükümlülükleri vardır. Keşke bunları anlatmak hiç gerekmeseydi ama bunu da üzülerek anımsatmak zorunlu oluyor.

Bir kez daha aferin, bravo filelerin altın kızları…

09.09.2023

Ali Can Polat

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!