Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)

Toplumsal yaşamın her alanında, hem Batı ve hem de Doğu Kültürlerinde cinsler arasında erkek lehine bir ayrımcılık olduğu ve bu ayrımcılığın toplumu yöneten töre, gelenek, din ve hukuk kurallarıyla korunduğu, yaratılan algılarla bu durumun doğallaştırıldığı görülmektedir.
Ortadoğulu üç dinin yazılı verilerine baktığımızda tanrının, Allah'ın eril olduğunu, erkek şeklinde tanımlandığını görmekteyiz.
Ve O eril güç bir şekilde konuşmakta, insanlara bir söz söylemektedir. Seçilmiş kişilere kitaplar göndermektedir.
İncil  "önce söz vardı" diye başlıyor.
Kuran da "ikra" sözü ile başlamaktadır. Okunması için bir sözün söylenmiş veya yazılmış olması gerektiğine göre İslam'ın da aynı şekilde söz ile başladığını söylememiz yanlış olmaz.

Latin dilinde testament(um) yani ahit sıradan değil tanrının verdiği sözdür, bir anlaşmadır, ahitleşmedir.
Nitekim İsrailoğullar'ının dininin kitabının adı "Vetus Testamentum" eski ahit ve İsa'nın peşinden giden Hıristiyanların kitabının adı da "Novum Testamentum" yeni ahittir.
Roma Kültüründe "pacta sunt servanda"- ahde vefa kuralı ile anlatılmak istenen sözün her şeyden önemli olduğudur. Herkes sözünün hizmetçisidir.

Aynı şekilde Roma Hukukunda vasiyet sözcüğünün karşılığı da "testamentum" dur. Yani bir kimse sahibi olduğu şeyler için ölüme bağlı bir tasarrufta bulunduğunda testamentum denilen belgeyi düzenlemesi veya düzenletmesi gerekmektedir.


Tanık ve tanıklık ya da şahit veya şahitliğin yani bir şey veya olay hakkında bilinenleri söylemenin Latince karşılığı da testament, Fransızca temoin, İtalyanca testimone ve İngilizce' de de testimony' dir.

Sözcük,

 Latince ''testimōnium'' kökünden geliyor.  (testə + mōnē)
Latince ''testi(s)'' + ''mōnium'' kelimelerinin birleşiminden oluşan ''Testimōnium'' kelimesi de ''testislerini tutan'' anlamına geliyor.

Latinler mahkemede tanıklık yapmaya başlamadan önce neden ''testislerini tutan'' sözcüğünü kullanmışlar?

Antik Roma'da, mahkemede tanıklık yapanlar yemin ederlerken kendi testislerini tutarlarmış. Bu ritüel  "eğer yalan yere yemin edersem soyum kurusun" anlamına geliyormuş. Demek ki soyun devamını sağlayan testisler en önemli değer yargısı olarak kabul ediliyor.

Bu geleneğin Roma'ya Ortadoğu'dan geldiği söyleniyor. Ortadoğu coğrafyasında birbiriyle anlaşma yapanlar, anlaşmalarına bağlı kalacağını belirtmek için günümüzde, özellikle kurban alım satımında olduğu gibi el sallayıp sıkışmazlar, birbirlerinin testislerini tutarlarmış. Yani yeminin bu şekli "sözünü tutmazsan bu bana senin soyunu kurutma hakkını vermektedir" anlamını içermektedir.

Olympos mitolojisine göre gök tanrısı Uranos yer tanrıçası Gaia ile evlenir, bir dizi çocukları olur. Uranus bu çocukların bir gün gelip kendi egemenliğine son vereceği korkusuna kapılır ve doğan çocukları analarının karnına geri sokmaya yani toprağa gömmeye başlar. Hesiodos'un Thegonia'sında, bize anlattığına Anne Gaia bundan acı duyar, kabul etmez, oğulları Kronos'un eline bir tırpan tutuşturur, Kronos da bu tırpan ile babası Uranos'un testislerini keser, kopartır. Akan kanlardan öç alma tanrıçası Erinys ve Akdeniz'in sularına sıçrayan spermlerden de aşk ve güzellik tanrıçası Afrodite meydana gelir.

Yukarıda Roma mahkemelerinde tanıklık yapanların ant sırasında testislerini tutma şeklindeki uygulamanın Ortadoğu coğrafyasından alındığı söylense de Roma ve Olympos Panteon'una ait olan bu mitolojik öykü dolayısıyla bu uygulamanın yerli de olabileceğini göstermektedir.

Ortadoğu kültürlerinde dinsel kitapların adlarından insanlar arasındaki ilişkilere kadar her yerde ve her şeyde erkeklik hep ön planda tutulmuş, eril gücün simgesi olan testisler ve onun sözü kutsallaştırılmıştır. Bu durum, ekonomik gücün, mülkiyetin erkeğe ait olduğunun kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Şeyler ve köleler üzerinde tasarruf etme hakkı erkekte olduğu için örneğin vasiyet düzenlenmesinde de erkeğin sözü esas alınmıştır.

Bir mesleği öğrenen ve bunu icra edecek olanlar da mesleğe başlamadan önce yemin ederler. Örneğin avukatlar veya doktorlar daha önce şekli ve metni belirlenmiş olan sözleri tekrar ederler.
Yeterliği o mesleği yapmaya uygun bulunanlara bir "testimonial" belgesi, bir bonservis (=Fr. témoignage) verilmektedir. Anadolu'da bir dönem geçerli olan Ahilik sisteminde de bele kuşak bağlanması gibi benzer ritüeller uygulanmıştır. Bu belgeyi almış olan kişi mesleğini etik kurallar doğrultusunda icra edeceğine ilişkin ortak kutsal değerler üzerine,  onur, şeref, tanrı gibi şeyler üzerine söz vermekte, ant  içmektedir. Sözlerini tutmazsa gerekli cezayı şimdiden kabul etmiş sayılmaktadır. Ahi kurallarına göre meslekte kusur edenler için pabucun dama atılması bu anlayışın bir sonucudur.

Benzer şekilde kral kılıç kuşanıp taç giyerken veya milletvekilleri seçildikten sonra göreve başlamadan önce görevlerini tanrı, vatan ya da halk yararına yapacaklarına ilişkin onurları, şerefleri, namusları üzerine söz vermekte, ant içmektedir.

Mahkemelerdeki tanıklık sırasında yapılan andın, yeminin şekli zaman içinde birçok değişikliklere uğramıştır. Roma'da bir dönem uygulanmakta olan testis tutma ritüeli Roma'da ve Konstantinopolis'de, Hıristiyanlığın devletin resmi dini olarak kabul edilmesinden bir hayli zaman sonra yerini İncil üzerine el koymaya bırakmıştır. Bu İslam dünyasına Kuran'a el basma, elini Kuran kitabının üzerine koyarak söz verme, yemin etme biçimiyle yansımıştır.

Kıta Avrupası dışında Anglo-Sakson ve Anglo-Amerikan Hukukun benimsendiği ülkelerinden bazılarında örneğin Birleşik Devletlerde 1774 sonrasında sağ elin kalp üzerine konması veya parmaklar açık olacak şekilde yine sağ elin havaya kaldırılması şekline dönmüştür.

Bizim mahkemelerimizde tanığın ant içmesi yöntem olarak daha basit ve dinsel öğeler karıştırılmadığı sürece daha seküler niteliktedir.

Bizim sistemimizde tanığın andı sırasında mahkeme salonlarımızda,  (5271 sayılı CMUK' nun 55/2. fıkrasında ve HMUK' nun 233/5. fıkrasında) herkes ayağa kalkar sözleri ile kurallaştırılmıştır.

Yargılama sonucu varılan hükmün açıklanması sırasında da benzer bir durum söz konusudur. 
Ancak yargıcın veya yargıçların bu kuralın dışında tutulması anlaşılabilirse de savcının ayağa kalkmamış olmasının hiç bir haklı açıklaması yoktur. Çünkü savcı bir taraftır. Davalı, davacı ya da sanıktan, onların vekili olan avukattan hiç bir farkı bulunmamaktadır. Yapılacak ilk değişiklikte bu yargılama kusurunun giderilmesi gerekmektedir.

Tanık, mahkemede davanın konusu ne olursa olsun bir olay hakkında bildiği doğruyu yargıca söylemek zorundadır. Tanığın yemini ve yemin işlemi sırasında herkesin ayağa kalkması da toplum olarak birlikte yaşama irademizi doğrulamak anlamını taşımaktadır. Aynı şekilde taraflardan birinin veya vekillerinin iddialarını ileri sürerlerken veya savunmalarını yaparlarken ya da yargıcın yargılama sonucunda vardığı hükmünü açıklarken ayağa kalkılması aynı toplumsal sözleşmenin bir gereğidir. Daha açık söylemek gerekirse insanla insan arasında ve insanla toplum arasında verilmiş olan sözün birlikte yaşama iradesinin bir kez daha tekrar edilmesi anlamını taşımaktadır.

Ancak ara kararı okunurken tarafların veya vekillerinin ayağa kalkmasını gerektirecek bir durum söz konusu değildir. Ara kararı duruşmanın o günkü oturumu sonunda bir sonraki oturuma kadar yapılması gereken işleri gösterir bir kararıdır. Örneğin dosyada, yapılamayan tebligatın bildirilen adreste yapılması, dosyanın bilirkişiye sevki, bilirkişi ve sair masraflarını taraflardan birisi tarafından yatırılması hakkında verilmiş olan bir kararın yukarıda anlatmaya çalıştığımız "söz"ün anlam ve önemi ile hiç bir ilgisi ve bağının olmadığı açıktır. Bu uygulamanın da gerek hukuk ve gerekse ceza yargılama usul yasamıza uygun olarak sona erdirilmesi, bu konuda son zamanlarda ortaya çıkan gereksiz tartışmalara bir son verilmesi beklenir. 

Anadolu'da Ma ya da Marienna, Hitit dünyasında Kupapa veya Hepa, Suriye'den Arabistan yarımadasına kadar yayılan bölgede Lat, Girit'te  Rhea, Phrygia'da Kybele, Lykia'da Leto olarak yaşayan ana tanrıçalar Efes'te karşımıza Artemis olarak çıkmaktadır. Çok göğüslü (polymastos) olarak yontulmuş olan bu çok güzel heykel tanrıçanın doğaya egemenliğin ve bereketin simgesidir. Ne var ki; Anadolu'nun bu anaerkil yapısı uzun sürmemiş, pagan dönemden başlayarak erkek egemenliği öne çıkmıştır. Hıristiyanlık bu coğrafyaya egemen olduktan sonra bu durum erkek lehine kalıcılaşmıştır. Erkek, üretim araçlarına ve kölelere sahip olduğu gibi kadının yaşamında da söz hakkı elde etmiştir.
Efes 'li Herakleitos'a yaşamın süreğenliği ve döngüsü düşüncesini kazandırmış olan Artemis'in genç kızlığı, kadınlığı ve anneliği simgeleyen üçlü yapısı  Aziz Paulus'tan sonra parçalanmış genç kızlıktaki bakireliği kutsanmış, çokça öne çıkartılmış, kadınlığı ise göz ardı edilmiş ve sonuçta bir kereye özgü bir çocuk doğurma işlevi ile donatılmış olan Artemis doğallığından kopartılmış, örtülere sarılmış ve iyi, güzel bütün özellikleri tek tek çıkarılıp Meryem ana ikonuna taşınmıştır.

Benzer transformasyonlar değişik şekillerde İslam'da da söz konusudur.

Tarihsel ve mitolojik arka planını açıklamaya çalıştığımız gibi eril güç, erkek egemenliğinin etkinliği sürekli vurgulanmak istenmektedir. Bunun yine tarihsel ve antropolojik nedenleri konunun uzmanlarınca irdelenmiş, anlatılmıştır. Biyolojik ve fizyolojik nedenlerine gelince: Erkeğe eril gücü sağlayan kafatası içinde yer alan cella Turcica içindeki hipofiz bezidir. Talamus bezinin hemen altında bulunan bu bez insan bedeninde bir maestro görevi yapmaktadır. Bilinen yedi tür hormon salgılar bu hormonlarla bir denge kurmaya çalışır. Bu hormonlar arasında Gonadotrop hormonlar folikül uyarıcı hormon (FSH) ve Luteinize edici hormon (LH) ile kadınlarda yumurtalıkları etkileyerek yumurtlama ve östrojen salınımını denetler Erkeklerde de testislerden testosteron salgılanması ve sperm yapımını düzenlerler.
Eğer hipofiz bezi bu görevini yapamaz ise veya görevini yapamaz hale getirilirse düzensiz testosteron artışı saldırganlık yaptırırmış.

Bazılarının ısrarla ve inatla iddia ettiği gibi dünya bir östrojen testosteron savaşı değildir.
Doğu kültürünün en önemli göstergelerinden birinin yin ve yang olduğu, yaşamın düalizmi, karşıtların birliği ve bu birlikten yaşamın varlık kazandığı gerçeği unutulmamalıdır. 
Kadın ile erkeğin doğalarının farklı olduğu tartışmasızdır ama doğada diğer canlılarda olduğu gibi insanların da bu farklılıklarıyla birlikte bir arada yaşamaları ve yaşamı yeniden daha güzel örnekleriyle yaratmaları mümkündür.

Ne yazıktır ki; insan topluluklarında neolitik dönemden başlayarak mülkiyet duygusuna paralel olarak gelişen erkek egemenliği toplumda bilerek ve isteyerek sürekli kışkırtılmaktadır. Yanlış algılar oluşturulmakta bu algılar, töre, ahlak, namus kavramlarıyla, din ve hukuk kurallarıyla desteklenmektedir. Son çözüm toplumda mülkiyet kavramının yeniden tanımlanmasıdır.

Kışkırtma konusu biyolojik ve sosyolojik yönleriyle daha derinden incelenmelidir. İnsanın algı dünyasını etkileyen toplumun kültürel yapısı mutlaka irdelenmelidir. Clericalist söylemlerin ve kapitalizmin dizgin tutmaz kâr hırsının kurbanları olmadan, o tuzaklara düşmeden televizyonlardaki bir dondurma külahını yalayan reklamlara kadar hepsinin mercek altına alınması gerekmektedir. Toplumda çocuğa ve kadına yönelik şiddetin kökenlerinde eril gücün yüceltilmesi, dişil gücün bastırılması acı gerçeği yatmaktadır. Toplumun tüm kesimlerinde ağır bir eğitim, tedip-terbiye yanlışı vardır.
Doğadaki tüm canlıların erkek ve dişisi bir arada birlikte doğanın düzeni ve barışı içinde yaşamaktadır. İnsanlar arasındaki ilişkileri anlayabilmek için insan dışında kalan canlıların yaşantılarına bakmakta büyük yararlar vardır. Örneğin, doğada hiçbir aslanın, hiçbir kuşun yetişkinliğe erişmemiş yavrusu ile cinsellik yaşadığına tanık olmuyoruz. Ama insan soyunda böyle durumlara hiç de azımsanamayacak sıklıklarla karşılaşıyoruz. Bu duruma verilecek tepki bağırmak, kızmak ya da toplumun yargı sistemi içinde biraz daha ağır cezalar önermek değildir. Doğanın işleyişinden doğru dersler çıkarmalıyız. Yukarıda da değinmeye çalıştığım gibi diğer canlılardan aklı ile ayrılan insan niçin bu hale geldi, bu sorunun yanıtını bulmamız gerekmektedir. Şekli ve ağırlığı artan beynimizin frontal bölgesinde korteksde yer alan ve bizim rasyonel kararlar vermemizi sağlayan lobumuz paryetal bölgelerin saldırısı altındadır. İnsanoğlunun bu saldırının mağduru olmaktan kurtarılması gerekiyor.

Özellikle yaşadığımız yüzyılda tırmanmakta olan ve eril şiddet içeren olaylarda “kışkırtma” olgusunun yalnızca sonuçlarını değil Dr. Erdal Atabek’in “Kışkırtılmış Erkeklik Bastırılmış Kadınlık” adlı yapıtında gösterdiği gibi bu nedenleri daha derinden incelemeliyiz.

Bin yıllardan beri yalnız ülkemizi değil dünyamızı da kapsayan bu yanlış yönelimlerin giderilmesi elbette zaman alacaktır. Ancak kültürel yapımız öncelikli olmak üzere bir yerlerden başlanması gerekmektedir.

Zorunlu hallerde bu eylemlerde bulunan kişiyi cezalandırmaktan önce farmakolojik yöntemlerle thalamus, hipothalamus ve hipofiz bezinin çalışması kontrol altına alınabileceği gibi insan bedeninin eğitimle,  spor ve sanatsal eylemlerle bir katharsise tabi tutulması da düşünülebilir.

Biçim ve içerik tartışmasına girerek yeni bir polemik yaratılmasının bir anlamı yoktur. Ama bilinen diyalektik bir gerçek de bu iki öğenin birbiri ile etkileşim içinde olduğudur. Toplum bilimciler ve hukukçular bu gerçeğe uygun olarak üzerlerine düşen ödevleri yerine getirmelidirler.


Av. Ali Can Polat
21.01.2020

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KAIROS - SENKRON
KAIROS - SENKRON
TESPİH, TESPİH AĞACI, ÇİÇEĞİ, TESPİH BÖCEĞİ VB…
TESPİH, TESPİH AĞACI, ÇİÇEĞİ, TESPİH BÖCEĞİ VB…
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!