Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)

Bundan birkaç gün önce, 04.08.2023 tarihinde  “ Kavramların Çağrışımı ” başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. Kendimce yazıya biraz şaka biraz gerçek bir kurgu hazırlamıştım. Yazının sonunda başıma gelebilecekleri düşünerek “Aydın Havası” yapıp yazıyı kısa tutmuştum. Dilimizde soyadı olarak kullandığımız bir sözcük tamlaması dikkatimi çekmişti. Neden bir kısım soyadlarımız (… oğlu) diye bitiyor sorusu üzerinde durmuştum. Bir erkeği örneğin Alemdaroğlu, Demircioğlu diye tanımlamak, çağırmak doğal da çağrılan kişi bir kadın olduğunda durum ne olacak? Bir kadının oğul/oğulu/oğlu diye çağrılması ne kadar doğrudur?

Bu soruya ilk eleştiri soyadında yer alan oğlu ekinin hem erkek hem de kadını kapsadığı şeklinde oldu. Bu eleştiri karşısında bu sözcüğün etimolojisini ve tarihsel kökenlerini elimden geldiğince araştırmak, irdelemek zorunlu oldu. 

İsmet Zeki Eyuboğlu’nun Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğü’ nde  (s.500-501) Oğul sözcüğünün kökünün “oğ” olduğu ve bunun doğma, doğurma, yaratma anlamlarına geldiği belirtilmektedir. “ + ul ” eki ise; kızmak eyleminden “kız” köküne “ + ıl ” eklenmesiyle kızıl sözcüğünün türetilmesi gibi “oğ” köküne de aynı yöntemle “ + ul ” ekinin eklenmesiyle oğul sözcüğüne ulaşılmaştır.
Eyüboğlu’na göre, ok ve oğ aynı köklerdir. Oğan, ogan yaratan, yaratıcı, tanrı anlamlarındandır. Elbette bu tanrı Ortadoğulu tanrılardan farklı bir tanrı yani Tengri’dir 


Mayıs 2023 ‘te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olan Sinan Oğan soyadının televizyon ve gazetelerde Ogan olarak yazılıp söylenmesine tepki göstermişti. Bu sözlük bilgilerine göre oğan ile ogan arasında bir fark bulunmamaktadır. Dolayısı ile Sinan beyin duyarlığını anlamak zordur. Ancak bir kimsenin soyadının olduğu gibi okunmasını, söylenmesini istemesi de en doğal hakkıdır. 


Oğuz sözcüğü de yapan, yaratan, yaratıcı “ oğ ”  kökünden gelmektedir. Oğuz boyu veya boyları kavramından iyi, kutlu doğumu sağlayan uz/ ata anlamını çıkartabiliriz. Bilindiği gibi Oğuz boyu Türklerin atalarıdır. (Oğ + uz) veya  (Ok + uz) Ok aynı zamanda boy anlamındadır.


Oğlak sözcüğü de oğul sözcüğüne küçültme bildiren ak eki ile ulanarak bulunmuş bir sözcüktür. Zaman içinde oğulak oğlak şekline evrilmiştir. Oğlak yeni doğmuş, küçük keçi yavrusunu ifade eder. Yavrunun dişi veya erkek olmasının önemi yoktur. Oğlaman ise henüz bir yaşına gelmemiş koyun keçi yavrularına verilen bir addır.


Oğlan da oğul sözcüğüne yine küçültme bildiren an eklenmesiyle bulunmuştur. Zaman içinde türetilen oğulan sözcüğü oğlan şekline dönüşmüştür. Başlangıçta kavramın eril-dişil ayrımı yapılmamış ancak daha sonraki dönemlerde oğlan henüz ergenliğe ermemiş erkek çocukları için kullanılır olmuştur.
 

Arıların çoğalarak yeni bir kovana yerleşmesi oğul verme olarak adlandırılmaktadır. Yine bunlardan alınan balın adı da oğul balıdır. Dolayısı ile arılar için kullanılan bu kavramlarda da eril veya dişil bir ayrım yoktur. Aynı şekilde melisa bitkisine verilen oğulotu sözcüğünde de cinsiyet ayrımı bulunmaktadır.

TDK yayınları arasında bulunan Hasan Eren’in Türk Dilinin Etimoloji Sözlüğünde ( s.s.383-384) İsmet Zeki Eyuboğlu’ nun verdiği bilgilere ek olarak oğlan sözcüğünün erkek çocuklarını ifade ettiği uşak, delikanlı anlamlarına da geldiği belirtilmiştir. Başkurtça, Nogayca ve Kazan Tatarca’sında oğlan sözcüğü ulan olarak kullanılmaktadır. Eski Kıpçak ve Orta Türkçe dillerinde ise oğlan olarak kullanılmıştır.
 

Ulan sözcüğü öfke, şaşkınlık ve nefret anlatan bir seslenme sözüdür. Lan/ ülen sözcüğü de ulan sözcüğünün bazen küfür ve aşağılama da içeren kısaltılmış bir hitap şeklidir.

Delikanlı ad olarak kullanıldığında çocukluk çağından çıkmış genç erkek, ünlem olarak kullanıldığında gençleri çağırma, sıfat olarak kullanıldığında da sözünün eri, dürüst, namuslu (kimse) anlamları taşımaktadır. TDK açıklamalarında sözcüğün sıfat ve ünlem olarak söylenmesinden kız ve kadınları da kapsadığı anlamı çıkarılsa da günlük konuşmalarımızda delikanlının erkek çocukları tanımlamak için kullanıldığını söyleyebiliriz. Aynı şekilde delikanlılık da erkek gençler için kullanılmaktadır.

Hasan Eren, sözlüğünde dikkat çeken bir konu da boyun-boyunduruk ilişkisinde olduğu gibi “ oğ ” kökünden türetilmiş olan oğulduruk sözcüğünün döl yatağı anlamına geldiğidir. Bu da “ oğ ” kökünün doğmak, doğum ile yakın ilgisini göstermektedir.

Sevan Nişanyan Sözlerin Soyağacı adlı kitabında (s.355) oğul sözcüğünün aslında oğlan sözcüğünün çoğulu olduğunu söylemektedir. Ancak bunu kanıtlayacak bir belge göstermemektedir. Türkçede çoğul durumu sözcüklerin sonuna eklenen ler ve lar eklerinden ibarettir. Ancak Nişanyan’ın oğul ‘ un çoğulu sözünü, kız ve erkek çocuklarını kapsadığı ancak zamanla erkek çocuk anlamına indirgendiği şeklinde anlamaktayız. Nişanyan bu açıklamanın hemen devamında oğul karşılığında erkek çocuk açıklaması yapmaktadır. Nişanyan’ın dijital ortamda yayınlanan sözlüğünde oğul sözünün eski Türkçe “yavru, evlat” sözcüğünden evrilmiştir açıklamasına da katılamayız. Yavru doğru ve yerinde olmakla birlikte evlat Arapçadır. Ek açıklamasında oğul sözcüğünün cinsiyetten bağımsız olarak kız ve erkek evlat anlamında kullanıldığını belirtmektedir. Arapçada çocuk veled onun çoğulu da evlad(t) dır. Bilindiği gibi Arapçada erkek çocukları için mahdum, kız çocukları için da kerime sözcükleri kullanılmaktadır.
Nişanyan’ın yakın zamanla hangi tarihi anlattığını bilememekle birlikte TDK 1966 basımı Türkçe Sözlük’ te (s.556) sözcüğün erkek çocuk anlamına geldiğini yazmaktadır. Halk arasında da ünlem olarak oğlum ve kızım ayrımı yapılmaktadır. Bir kız için oğlum şeklinde bir çağırma ünlemi bulunmamaktadır.

735 tarihli Orhun yazıtlarında oğlan, oğul ve oglıt sözcüklerinin cinsiyet farkı gözetilmeksizin kız ve erkek çocukları için kullanıldığını görüyoruz. Yine aynı yazıtlarda "beglik ogluŋun kul kıldıg, işilik kız ogluŋun küŋ kıldıg"
(beylik oğlunu kul kıldık, hanımlık kızını cariye kıldık)


İlhan Ayverdi’nin Kubbealtı, Misalli Büyük Türkçe Sözlük (s. 2408) de (Eski Türkçe’den beri kullanılan kelimenin kökü hakkında çeşitli görüşler ileri sürülmüşse de kesin bir sonuca varılamamıştır)

Cinsiyeti erkek olan evlât, erkek cinsten olan genç kimseler için kullanılan hitap sözü ve (İsim tamlamasının ikinci öğesi olarak) Sülâle isimlerini belirtmek için kullanılır, zâde: “Germiyan oğlu Mehmet Bey.” “Osman oğulları.” “Ekşi oğulları.” Gibi.

Oğlu olmak da bir erkek çocuğu dünyaya gelmek olarak anlatılmaktadır.

Oğ kökünün doğum ile ilgili olduğunu göstermek açısından şu bilgiler de önemlidir. Avuz ~ aġuz hayvancılık ile uğraşan Anadolu köylüleri arasında halen kullanılmakta olan bir sözcük olup anlamı deve, koyun, keçi ve inek gibi hayvanların doğumdan sonraki ilk sütüdür. Bu sütten mayalanarak yapılan yoğurttur. Dîvân-ı Lugâti’t-Türk’te kelime aġuj olarak yazılmıştır fakat -z ile de telaffuz edildiği anlaşılmaktadır,

Etimolog Hasan Eren de ağız sözü için “yeni doğurmuş ineğin ilk sütü” açıklamasını yapmaktadır. Bunun yanı sıra Türkçeden Moğolcaya ağuz sözü a/uğurağ, a/uğuruğ olarak geçtiği söylenmektedir.
Ağuz sözcüğü ile oğul/oğuz sözcüğü ve oğ kökü arasındaki fonetik yakınlık ve anlam komşuluğun da değerlendirilmesi gerektiği düşüncesindeyim.

Şemseddin Sami’nin Kâmûs-î Türkî’sinde (s.167) oğul sözcüğü için erkek evlat, oğlan sözcüğü için de erkek çocuk, uşak (genel olarak erkek çocuklar), gulam (hükümdarı koruyan ve kölelerden oluşan birlik, kapıkulu), püser (Farsça oğul) açıklamaları yapılmıştır.

Farsça şeh (şah, padişah) ve zade (oğul) sözcüğün birbirine eklenmesiyle türetilmiş olan şehzade ise padişah oğullarına veya onların oğullarına verilen addır. Padişahların kız çocukları için zade veya şehzade adı hiç kullanılmamıştır. Osmanlı sarayı zade/oğul sözcüğüne eril bir anlam vermede bir adım daha ileri gitmiştir diyebiliriz.


Kızan sözcüğü de daha çok Trakya dolaylarında kullanılmaktadır. TDK sözlüklerine göre kızan ikincil, üçüncül anlamları bir yana konumuzla ilgili anlamı erkek çocuktur. Kızanlar sözcüğü ise yöresel anlatımlarda çoluk çocuk anlamına kullanılmakta olan bir sözcüktür.
Batı Trakya, Bulgaristan ve Gagauzya Türkleri arasında oğlan sözcüğü oğlan olarak telaffuz edilmekte ve “ne güzel oğlan, yalabık çoban” dizelerinde olduğu gibi erkek çocuklarını ifade etmektedir.  
 

Dilimizde oğul sözü ile yapılmış tamlamalar da vardır.
Hinoğlu, İtoğlu, Eşşek oğlu/eşşoğlu gibi. 
Bir de at oğlanı vardır. Seyis anlamına kullanılmaktadır.
İç oğlanı ise Osmanlı döneminde haremde bazı işleri gören ve henüz erginliğe ulaşmamış erkek çocuklarını ifade etmektedir.
 

Dilimizde bir de kız oğlan kız deyimi bulunmaktadır. Oğlan sözcüğünün “oğ” kökeninin doğmak olduğunu dikkate alarak bir anlamlandırma yaparsak bu deyimin anlamı için  “kız doğduğu gibi kız” diyebiliriz. Arapça karşılığı ise bakire sözcüğüdür. Dile yerleşmiş olan ama bir cinsin özelliğini belli amaçlarla öne çıkaran ve genel olarak eril çevrelerce kullanılan bu deyimin sorunlu olduğunu ve bilinçli kişiler tarafından kullanımdan yavaş yavaş çekilmesi gerektiğini düşünmekteyim. Ne zaman ve nasıl kullanıma girdiği elbette ayrıca araştırılabilir ama bir isim tamlaması olarak çok da yerini bulduğu söylenemez.
 

Burada şunu da belirtmekte yarar vardır ki; örneğin eşşoğlu eşek, it oğlu it gibi küfür, aşağılama deyimleri yanında eşşekkızı eşek, it kızı it gibi deyimler icat edilip kullanılmadığı için kız ve kadınlarımız şanslı sayılabilirler!

Konunun başına dönersek Eroğlu, Kasapoğlu, Çilingiroğlu, Eyuboğlu gibi soyadlarına neden eril bir ifade yüklemek gereksinimi duyuyoruz. Henüz soyadların olmadığı, kullanılmadığı dönemlerde oğul ve oğlan kavramları yeni doğmuş çocukları cinsiyet kavramından bağımsız olarak ifade etmiş olabilir ama zaman içinde dil de değişmiştir. Bu değişimi tarihsel süreç içinde izleyebilmekteyiz.

Kaldı ki dayanak olarak gösterilen Orhun Yazıtlarında [10] kızın ertingü uluğ törün oğlıma alı birtim. [ ...ertingü u]luğ [törün alı] birtim, ya[ ... ]t ertü[rtü]m [... başlığ]ığ yükündürtüm, tizligig sökürtüm. Üze Tengri asra yir yarlıkaduk üç [ün .. ]

[10] kızını fevkalâde büyük törenle oğşluma alı verdim … fevkalâde büyük törenle alı verdim … yaptırdım … başlıya baş eğdirdim, dizliye dik çöktürdüm. Üstte Tanrı, altta yer bahşettiği için. 

Bu noktada eski Türkçede sanki kız sözü yokmuş da kız ve oğlan çocukları oğul olarak adlandırılıyormuş gibi bir anlam çıkarılmamalıdır. Nitekim yukarıda alıntıladığımız yazıt metninde açıkça kız sözcüğü de geçmektedir.

Yani bu yazıtlarda oğul ve oğlan dışında kız sözcüğünün de kullanıldığını görebilmekteyiz. 

Bu yazıtlarda kullanılan oğul sözcüğünün daha çok yetişkin olamayan, cinsiyet ayrımı yapılmayan dönem için kullanıldığı kanısına varmaktayım. 

Nitekim oğlak sözcüğünü esas alırsak oğlak bir yaşını doldurduktan sonra teke olarak adlandırılmaktadır. Aynı şey buzağı, düve ve tosunlar için de geçerlidir.

Osmanlı döneminde Arapça ve Farsça’ dan çok sözcük alınmıştır. Bunlardan bir tanesi de zade sözcüğüdür. Bu sözcüğün bir anlamı oğul diğer anlamı itibarlı kişidir. Nitekim zadegân asilzade, aristokrat bir aileyi anlatmak için kullanılmaktadır. 

Türkçemizde ise daha çok mülkiyet ve ataerkil irsiyet ilişkileri dikkate alınarak Baklavacıoğlu, Mantıcıoğlu örneklerinde olduğu gibi “oğlu” ifadesi kabul görmüştür. Oysa baklavayı da mantıyı da en iyi yapanlar kadınlardır. Buna göre Baklavacıkızı, Mantıcıkızı da denmesi gerekmez miydi? Dolayısı ile deyime zaman içinde eril bir anlam yüklendiği anlaşılmaktadır.

Artık aşiretler, sülaleler dönemi kapanmıştır. Ulus devlette ve devamında sülaleyi, derebeylikleri çağrıştıran soyadları dönemi de sona ermelidir. En azından o aileyi toplumdaki baskın özelliğiyle tanımlamak gerekir ise Baklavacıgiller, Faytoncugiller gibi adlar kullanılmalıdır. 

Ne ilginçtir ki soyadı kanunu yürürlüğe girdikten sonra bu uygulama azalacağına artmıştır. 

Evlendikten sonra eşinin soyadını almakta veya kendi soyadını devam ettirmekte Türk kadını nasıl hakkını arayıp bunun yasalaşması için mücadele ettiyse analarını yok sayan yalnızca baba tarafının soyunu öne çıkaran uygulamanın da sona erdirilmesi için aynı şekilde çalışmalıdırlar. Kadınlarımız “ben ana ve babamın oğlu değil kızıyım” diyebilmelidirler. Bu konuda görev öncelikle kadınlarımıza, kadın örgütlerimize düşmektedir. 

10.08.2023

Ali Can Polat

Yorumlar

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!