Lütfen aramak istediğiniz kelimeyi yazıp Enter tuşuna basın..

Logo

Kullandığımız dil; bugün ne olduğumuzu, yarın ne olacağımızı belirler..

 MENÜ

İKTİDAR – MUHALEFET – HİZİP/KLİK- FRAKSİYON

Sözlüklerimize göre iktidar (ﺍﻗﺘﺪﺍﺭ) Arapça bir işi yapabilme, o işi başarabilme yetki ve yeteneği, o işte önüne çıkan engelleri aşma ve direnci kırma, yenme gücü, kuvveti, kudreti veya erkidir. 
 Bir kuruluşu veya devleti yönetme güç ve yetkisini elinde bulundurma ve o gücü kullanma yetkisi olarak tanımlanmaktadır. 
 Ayrıca bu yetkiyi ellerinde tutan, temsil eden, kullanan, uygulayan kişi ve kuruluşlara da bu ad verilmektedir. 
 
 Arapça bir işin temeli, esası anlamında (ﺍﺭﻛﺎﻥ) rukn (=direk, ayakta tutan/ Rüknettin) sözcüğünün çoğulu olan erkân sözcüğü devlet veya ordu gücünü temsil edenleri tanımlamak için iktidar sözcüğü karşılığı olarak da kullanılabilmektedir. Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Reisi veya Erkân-ı Harbiye-i Umûmiye Vekâleti gibi… 
 
 Cinsellik alanında da iktidar sözcüğü sıkça geçmekteyse de söz arasında bu, kavramın olumsuz hali olan iktidarsız ve iktidarsızlık şekilleriyle kullanılmaktadır. İktidarsız, iktidarsızlık kavramları erkekler için kullanılmaktadır. Kadınlar için bu sözcükler bir sıfat olarak kullanılmazlar.
 
 Fransızcada iktidar sözcüğünün karşılığı pouvoir ‘ dır. Bir şeyi yapma, yapabilme olanağına ve o eylemi gerçekleştirecek araçlara sahip olma anlamını taşımaktadır. İktidar, İngilizcede power, potency, potential gibi sözcüklerle ifade ediliyor. Fransızcada olduğu gibi aynı anlamlara geliyor. Bu yabancı sözcüklerin arasında dilimizde en yaygın olarak kullanılanı potansiyel sözcüğüdür. Anlam olarak o işi yapabilme güç ve kapasitesini karşılar. Sözcüğün kaynağı Latincedir. Latince Potentia güç, güç sahibi olma anlamını taşımaktadır. “Omnis Potestas est Caesar”, Bütün güç Sezar’a aittir cümlesinde olduğu gibi. İngilizce ve Fransızca impotence sözcüğü de bizdeki iktidarsız anlamına kullanılmaktadır. Çocuk yapma yeteneği bulunmayan infertile erkek ve infertilité anlamlarında kullanılmaktadır.
 

Dilimizde bulunan ve kullanmakta olduğumuz iktidar sözcüğünün etimolojisine bakıldığında karşımıza Arapça ḳdr/ kadr kökü çıkmaktadır. Bu kökten türeyen iḳtidār إقتدار  kudretli olma, gücü yeter olma anlamına gelmektedir. Muktedir de iktidar sahibi olmak anlamını taşır. 
 Kadir sözcüğü aynı kökten türemiştir, Arapça qadr karşılığı olup Türkçe değer, kıymet, itibar anlamları taşımaktadır. Kadrini bilmek (yanlış şekilde kadir-kıymet bilmek) şeklinde kullanımı vardır. 
 Kadir gecesi ise Kur’an’ın indirilmeye başlandığı kutsal ve kıymetli gece demektir. “O nelere kadirdir” deyimi o kimse veya şeyin çok büyük işleri yapma gücüne sahip olduğu anlamına gelmektedir. 
 İktidarsız sıfatı ise muktedir olmayan, yapma, yönetme gücü bulunmayan yerine kullanılmaktadır.
 
 İktidar sözcüğünün içeriğinde işin doğası gereği bir enerji, bir güç vardır. Bu güç yönetme, toplum adına bir işi yapma, başarma yetisi ve yetkisidir. 
 Toplum esasen kendisinde olan bu yeti ve yetkiyi görünen veya görünmeyen bir ana + yasa ile “toplum sözleşmesi” ile bir kişi veya kurula vermiştir. 
 Teokratik yönetimlerde yönetici bu gücü en yüksek ve kutsal olan güçten veya güçlerden alır, aldığını söyler. 
 Bu güç monarşilerde babadan oğula geçer. Süre olarak sınırsızdırlar. Yöneten kişi ölene kadar iktidarı elinde tutar. 
 Demokrasilerde ise bu yetki belli bir süre için verilmiştir. Belirlenen süre dolunca iktidar da kendiliğinden sona erer. 
 
 Kaynağı ne olursa olsun her iktidarın bir meşruiyet temelinin olması gerekir. Faşist yönetimler bile seçim yaparak ve o seçimi “kazanarak” meşruiyetlerini kanıtlamak gereksinimini duyarlar ve varlıklarını, iktidarlarını sağlama bağlarlar. 
   
 Meşruiyet meşru olma halidir. Meşru Arapça (ﻣﺸﺮﻭﻉ) “şer” sözcüğünden türemiştir. Yasa koymaktan (teşri) gelir. Meşru, Türkçe sözlüklere göre genel anlamda dinen yasak olmayan, dine, şeriata, akla, vicdana ters düşmeyen, yürürlükteki yasalara, örfe ve geleneklere uygun olan şeylerdir.
 Bu tanımlamadan anlaşıldığı gibi kral, padişah veya seçilmiş vekil de olsa hiçbir yönetici toplumun vicdanına, ahlakına, yasalara aykırı hareket edemez. Kendisine verilmiş veya tanınmış olan iktidar olma hak ve yetkisi bu koşullara bağlıdır. Yönetici kişi bu koşulları değiştirmek istiyorsa iktidarın, egemenliğin kaynağına başvurmak, ondan bu koşulları değiştirme yetkisi almak zorundadır. Aksi halde meşruluğunu yitirmiş olan yöneticilere karışı yönetilenlerin yasalara uymama,  itaatsizlik etme hakları doğar.
 Bir küçük örnek vermek ve kısa bir açıklama yapmak gerekirse; yapılan bir seçimle iktidar yetkisi verilmiş olan vekiller kendi aralarında çoğunluğu sağlasalar da ve hatta tümü anlaşmış olsalar bile yürürlükteki Anayasa’yı değiştiremezler. Çünkü halk sandıkta onlara yalnızca yönetme yetkisi vermiştir. Anayasa değiştirme, yeni bir Anayasa yapma yetkisi vermemiştir. 2/3, ¾ gibi çoğunluklarla kabul edilecek bir düzenleme de Anayasa niteliği kazanamaz. Tarihteki örneklerine bakıldığında bu gerçeği görebiliriz. 
 Aynı şekilde çağdaş uygarlık değerlerine, insan haklarına aykırı düzenlemeler bir anayasa, bir toplum sözleşmesi niteliği kazanamazlar. Somutlaştırırsak; bir kurul ve hatta bir halk örneğin, ela veya mavi gözlü olanlar görüldüğü yerde öldürüleceklerdir, bu durumda olanların yaşama hakları yoktur şeklinde bir yasa çıkartmış olsa veya bir inanca ya da inançsızlığa sahip olanların bu ülkede yaşama hakları yoktur şeklinde bir yasa kabul edilse ne olacaktır? Bu hüküm anayasa kuralı haline getirseler bile bunların bunu yapan iktidarlara herhangi bir meşruiyet kazandırmayacağının altını çizmek gerekmektedir. Buna karşın böyle bir düzenleme yapılırsa ne olur? Halk ağzıyla söylemek gerekir ise kavga çıkar, kaos olur.
 
 Halkın direnme, özgürlüğüne, egemenliğine sahip çıkma hakkı meşruiyetsizliğin şekil ve derecesine göre sivil itaatsizlikten isyana kadar değişen şekillerde gerçekleşebilir, mutlaktır ve hiçbir şekilde sınırlandırılamaz. Böyle durumlarda devlet dayanağı olan güç kullanma yetkisini yitirdiğinden, meşruiyeti kalmadığından zor kullanan bir zorba, bir haydut durumuna düşer. Halkın zorbayı zor yolu ile yenmesi, haydudu etkisiz hale getirmesi en doğal hakkıdır. 
 
 Anlatılan bu nedenler doğrultusunda yönetilen halkın yasalara uyma zorunluğu varsa yönetici iktidarın da verdiği söze, içtiği anda uyma zorunluğu vardır. Bu kuralı halkın da iktidarın da aklından çıkarmaması gerekir. İktidarda olan, gücü elinde tutanların bu gücü öngörülen sınırlar içinde ve amacına uygun olarak kullanması sorunludur. 
 
 Demokrasilerde iktidara karşı onun zıddı olan ve geleceğin iktidar adayı olan bir muhalefet vardır ve olmalıdır. Muhalefetsiz bir demokrasi düşünülemez. Buna politika retoriğinde çok partili sistem adı verilmektedir. Çok partili sistem başka bir anlatımla plüralist (çoğulcu) demokrasi demektir. 
 Çoğulcu demokrasilerde bir değil birden çok görüşün, yönetim anlayışının söz ve temsil hakkı vardır. Bu görüşlerden birisi desteklenip diğeri engellenemez. İktidar veya muhalefet partileri kendi programlarını halka özgür ve eşit koşullarda anlatırlar, halk da bunlardan birini veya birkaçını kendilerini yönetmek üzere sandıkta belirler. 
 Yönetme hakkı kadar bunları eleştirme hakkı da vardır. Düşünce ve ifade özgürlüğü iktidar görüşünü benimseyenler için de muhalefet edenler için de vazgeçilmezdir. Devletin, hangi taraftan olursa olsun halkın Anayasa’dan doğan bu haklarının kullanmasını engellemek değil kolaylık sağlamak ödevi vardır. Taraflara eşit ve adil davranmak yükümlülüğü bulunmaktadır. Örneğin, halkın örgütlenme, toplantı, gösteri ve yürüyüş yapma haklarının güvenlik içinde kullanılmasını sağlamak devletin, devletin güvenlik güçlerinin görevidir. 
 
 İktidarı elinde tutanların ele geçirdikleri bu güç kendilerinin gücü değil halkın onlara bir dönem için verdiği, devir ettiği gücüdür. Yönetenler bu gücü halk için ve halk yararına kullanırlar. 
 İktidar eline geçirdiği gücü kendi varlığı için ve varlığının devamı için kullanıyorsa, kamu kaynaklarını kendilerinin ve yandaşlarının çıkarları için kullanıyorsa, muhalefetin eleştirilerine kulak vermediği gibi o görüşleri engellemek istiyorsa, onların iktidar olma şanslarını yok edici eylemlerde bulunuyorsa bunun adı demokrasi olmaktan çıkar. 
 Demokrasiler çoğunluğun istediğini yapacağı, azınlığın çoğunluğun isteklerine katlanacağı bir sistem değil toplumu oluşturan bireylerin tümünün barış, güven, huzur ve refah içinde yaşamasını sağlamak için yapılması gerekenlerin seçilenler aracılığı ile vicdana ve ahlaka uygun, eşit ve adil olarak yapıldığı bir sistemin adıdır. 

İktidarın, iktidarı elinde tutanların ödevi oylarını aldıkları çoğunluğun isteklerini yerine getirmekten ibaret değildir.  Çoğunluğun olduğu kadar azınlığın da haklarını korumak, kollamak ve geliştirmek ödevleri vardır. İktidarın ödevi bu işlerin tümünü yapmaktan ibarettir. 
 Muhalefetin en asli ödevi iktidarın karar ve uygulamalarını eleştirmek, hükümeti yasal yollardan devirmek, önereceği yol ve yöntemlerle, yeni kurulacak bir hükümetle halkın daha iyi yaşayacağını anlatmaktır. Muhalefet partisi iktidar partisinin devamı için çalışmaz. Böyle bir beklenti muhalefetin varlık nedenine aykırı olur. İktidar ve muhalefetin birleşeceği tek nokta her ikisinin varlığını tehlikeye atan, atacak olan gelişmelerdir. Muhalefetin ödevi yarın iktidara gelmek için çalışmaktan ibaret değildir halkın tümünün güven, barış ve huzuru için iktidarı denetlemek ve uyarılarda bulunmaktır. 
 
 İktidar ile muhalefet arasındaki biricik fark, halka hizmette yöntemlerinin farklı olmasından ibarettir. Bu gün iktidar görevi olanların yarın muhalefet ve bu gün muhalefette olanların yarın iktidar olma sorumlulukları vardır. Her ikisi de bu sorumluluklarının bilinçlerinde olmaları gerekir. Eğer iktidar ve muhalefette olanlar bu sorumluluklarının gerektirdiği şekilde hareket etmezlerse halkın her ikisine karşı da bildiği yöntemlerle göre mücadele hakkı doğar. Halk böyle durumlarda kendine daha uygun adayları bulur. 
 
 Muhalefet sözcüğü de dilimize Arapça’ dan girmiştir. Sözcüğün aslı Arapça  (muχālafat), muḫālefet’tir. Anlamı bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı, aykırı olma durumunu, bu durumda olan kişi ya da kuruluşları ifade eder. Muhalefet ve muhalif kavramları demokrasilerde iktidarın dışında olan parti veya partileri anlatmada kullanılır.

Arapça χlf kökünden türetilmiş olan, muχālafat مخالفة  karşıt olma, karşıtlık, zıtlık, zıddiyet anlamlarını taşır. Arapça χalafa خلف  (birinin) ardından konuştu, topluluktan farklı, aykırı düşündü eyleminin mastarı mufā"alat şeklindedir. 
 
 Eskiden kullanılış olan hilaf sözcüğü de aynı kökten türetilmiş olan zıtlık, karşı olma anlamlarına gelmektedir. Halef χlf kökünden gelen χalaf خلف  birinin ardından gelen veya yerine geçen, ardıl demektir. Hilafet sözcüğü de aynı kökten gelen halefin, halifenin görevlerinin tamamı veya yapılan görevin makamıdır. 
 
 İktidarı elinde tutanlar değişirler, belli koşulların gerçekleşmesi durumunda değişmesi de gerekir. İktidarı devredecek selef ile devir alacak halefinin bu devir teslimi arasına herhangi bir nedenle boşluk doğarsa buna da fetret devri yani iktidar boşluğu adı verilmektedir. 
 
 Politika retoriği içinde ya da bu kavramın dışında bir de dilimize girmiş olan hizip klik ve fraksiyon sözcükleri bulunmaktadır. Bu sözcüklerden ilk ikisinin anlamları aynıdır. Klik dilimize Fransızca clique (=faction) sözcüğünden alınmıştır. Hizip, hizb Arapça olup her ikisi de bir bütünün parçası, kesri, bir düşüncenin tarafı anlamına gelmektedir. Politik anlamda fırka ya da parti sözcüğü yerine kullanılır. Örneğin Hizbullah, Allah’ın Partisi,  Hizb ut Tahrir, Pan İslam’ ik Radikal Parti gibi… 
 
 Fraksiyon ise Fransızca fraction sözcüğünden dilimize girmiştir. Politik bir parti içinde, ayni partinin politikalarını beğenmeyip karşı çıkan küçük bir grubun yürüttüğü eylemlerdir,  Bu ayrılıkçı (fractionnel) eylemlerin amaçları arasında yeni bir parti oluşturma düşüncesi de vardır. 
 
 Yukarıda iktidar ve muhalefet sözcüklerinin ilintilerini açıklarken az önce yaptığımız açıklamayı da buna eklemek gerekiyor. Yani muhalefeti iktidarın, iktidarı da muhalefetin zıddı, karşıtı olduğu kadar halefi olduğunu da hiç unutmamamız gerekiyor. Her ne kadar gerçek yaşamda böyle olmamış olsa bile karşıtlık kadar ardıl oluşu da birlikte düşünürsek daha ileri bir demokrasi için çok önemli bir kazanım elde etmiş oluruz.
 İktidar ya da muhalefetin ortak bir paydada buluşmaları gerekir. Bu payda o topluluğu oluşturan bireylerin tümünü kucaklayan tasada ve kıvançta bir olma ülküsüdür. Ben demek yerine biz diyebilmektir.
 
 Saygılarımla
 
 26.03.2024
 Ali Can Polat

Yorumlar

bdurmus

28.03.2024 18:40:20

"Eğer iktidar ve muhalefette olanlar bu sorumluluklarının gerektirdiği şekilde hareket etmezlerse halkın her ikisine karşı da bildiği yöntemlerle göre mücadele hakkı doğar. Halk böyle durumlarda kendine daha uygun adayları bulur. " ifadesi bana benzer durumda daha faklı bir tepkiyi hak gören bir bildirgeyi hatırlattı: Bağımsızlık Bildirgesi. Bildirgenin can alıcı satırları: "Tüm insanlar eşit yaratılmışlardır; Yaradan’ları tarafından bağışlanmış, belli bazı vazgeçilemez haklara sahiptirler; yaşam, özgürlük ve mutluluğa erişme hakları da bunların arasındadır. Bu hakları güvence altına almak amacıyla, insanlar kendi aralarında yönetimler kurarlar; bu yönetimler gerçek güçlerini, yönetilenlerin onamasından alırlar; herhangi bir yönetim biçimi, bu hedeflere ulaşmada köstekleyici olmaya başladığında, bu yönetimi değiştirmek ya da düşünmek, yeni bir yönetim kurmak ve bu yeni yönetimin yetkilerini ve dayandığı temelleri, güvenlik ve mutluluklarını sağlayacağına en çok inandıkları bir biçimde düzenlemek ve kurmak, halkın hakkıdır; aslında sağgörü, uzun bir geçmişi olan yönetimlerin sudan ve geçici nedenlerle değiştirilmemesini buyurur; bu yüzden insanların durumlarını düzeltmek amacıyla alışılagelen yönetim biçimlerini değiştirmek yerine, kötülüklere katlanmayı yeğlediklerini deneyimler göstermiştir; ancak sürekli aynı amaca yönelik, uzun bir yolsuzluklar ve zorbalıklar silsilesi, ulusu, mutlak bir despotizme sürüklemek niyetini açığa vurursa, o zaman böyle bir yönetimi yıkmak ve gelecekteki güvenlikleri için yeni koruyucular seçmek, o ulusun hakkı ve görevidir." https://tr.wikisource.org/wiki/Amerikan_Ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1k_Bildirgesi

SON EKLENEN MAKALELER

KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
KOBANİ VEYA KOBANE SÖZCÜĞÜ ÜZERİNE KÜÇÜK DEĞİNMELER
MEB ve Maarif Modeli
MEB ve Maarif Modeli
SEVAN NİŞANYAN
SEVAN NİŞANYAN
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
Demokrasi Sadece Bir An mıydı?
PROKRUSTES’ in YATAĞI
PROKRUSTES’ in YATAĞI
KARNAVAL
KARNAVAL
DİSİPLİN
DİSİPLİN
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
NÜFUS KÜTÜĞÜ, NÜFUS KÂĞIDI, KAFA KÂĞIDI KAVRAMLARI
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
CADI-ENGİZİSYON / CADILAR GÜNÜ/AZİZLER GÜNÜ/ CADALOZ
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
İMPARATORLUK  – İMPARATOR – EMPERYAL- EMPERYALİZM
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
YAŞADIKLARIMIZ VE BİR DAHA YAŞAMAK İSTEMEDİKLERİMİZ
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
KENTSEL DÖNÜŞÜM KAVRAMI VE ANLAMI
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
Puslu Havalar, Sakin İnsanlar Ülkesi Vietnam, Hüzünlü Kamboçya (17-25 Mart 2024)
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
İSTANBUL, YA ARON ANGEL’İN TASARLADIĞI GİBİ OLSAYDI…
Yazarak Gitmek
Yazarak Gitmek
ALFABE
ALFABE
DEVE
DEVE
MERKANTİLİZM
MERKANTİLİZM
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
PEŞKEŞ / PİŞKEŞ
Yakın Dil
Yakın Dil
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
Persepolis ile ilgili olarak gezide tuttuğum notlardan- Parsayı Toplamak
KUTU KUTU PENSE 
KUTU KUTU PENSE 
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
DAYAK CENNETTEN ÇIKMADIR
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
BİR GÜNLÜK ZAMANIN BÖLÜMLERİ
ŞERİAT
ŞERİAT
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
Türkçe Sorunları: BİRBİRİNE  KARIŞAN, KARIŞTIRILAN  İKİ KAVRAM:  EĞİTİM İLE ÖĞRETİM 
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
SAPYOSEKSÜELLİK KAVRAMI ÜZERİNE (SAPIOSEXUALITÉ / SAPIOSEXUALITY)
NOSTALJİ
NOSTALJİ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
AKIL DARALTICI ÖN YARGILARIMIZ / ZİHİN KÖRLÜĞÜ
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
TEVHİD VE HİLAFET KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
MÜSTEHCEN VE ÇIPLAKLIK KAVRAMLARI ÜZERİNE
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
SİVİL TOPLUM KURULUŞU DEĞİL DEMOKRATİK TOPLUM KURULUŞU
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
ZEHİRİ ZEHİR YAPAN DOZUDUR (DOSIS FACIT VENONIUM)
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
UMUT VE SEVGİ HER ZORLUĞU YENER ya da PANDORA'NIN KUTUSU
SADAKA VE SADAKAT
SADAKA VE SADAKAT
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
HAMİLELİK ŞÜPHESİ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
FİKRE SAYGI KONUSUNA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
İZLEMEK / İZCİ - İZCİLİK 
BULUTTAN NEM KAPMAK
BULUTTAN NEM KAPMAK
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
PISA NEDİR?
PISA NEDİR?
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ŞOFÖR ve ŞOFBEN KAVRAMLARI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
ÖLÜM - ÖLÜ ve SONRASI
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
MNEMOSYNE (Bellek, Anımsama ve Akılda Tutma Tanrıçası)
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
THESEUS’ UN GEMİSİ PARADOKSU
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
ŞAMAR OĞLANI ve 24 KASIM ÖĞRETMELER GÜNÜ
IKAROS
IKAROS
LABYRINTHOS / LABİRENT
LABYRINTHOS / LABİRENT
PYGMALION
PYGMALION
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
NARKİSSOS ve METAMORPHOSE
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
YARGININ MİLLİSİ OLMAZ
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ANACHRONISME / ANAKRONİZM 
ÜMMET – MİLLET
ÜMMET – MİLLET
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
O SINIR TAŞLARINIZ, O DUVARLARINIZ…
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
KUTLAMA/ ANMA – SON AKŞAM YEMEĞİ
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
MISOPHONIA-misofoni & AMUSIA - amuzi
YAS VE YAS TUTMA
YAS VE YAS TUTMA
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
TERÖR / TERÖRİZM ve HEROSTRATOS
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
MARKA – MODA KAVRAMLARINA KÜÇÜK BİR DOKUNUŞ
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
EMOJİ VE MOLATİK KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
ÖZELEŞTİRİ (ÖZ ELEŞTİRİ) 
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
BOTOX – BOTULUS/ SOSİS GÜZELLİĞİ
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
DÜŞÜNCEYE SAYGI VE DÜŞÜNCEYE TAHAMMÜL
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
BEN BU ZAFERİ POPOMLA DEĞİL KAFAMLA KAZANDIM
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
DİPLOMASİ  -  DİPLOMA
PİRİNÇ
PİRİNÇ
PEYGAMBER
PEYGAMBER
UMUT - UTKU
UMUT - UTKU
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
HAYDAN GELEN HUYA GİDER
DİNGO’ NUN AHIRI
DİNGO’ NUN AHIRI
DARISI BAŞINA
DARISI BAŞINA
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
ÇAĞRIŞAN KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞTIRDIKLARI (2)
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
KAVRAMLARIN ÇAĞRIŞIMI
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ÖDEV, GÖREV, İŞLEV
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
ATLIKARINCA - DÖNME DOLAP
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
FİLENİN SULTANLARI DEĞİL ALTIN KIZLARI
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
GREEDFLATION-Türkçesi aranıyor
DANSÇI MAYMUNLAR
DANSÇI MAYMUNLAR
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
ANCADA BERABER KANCADA BERABER
GELİN – GÜVEY- GERDEK
GELİN – GÜVEY- GERDEK
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
ÖLÜLER,   ÖLÜM SÖZLERİ
GÜNAH KEÇİSİ
GÜNAH KEÇİSİ
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
KURNAZLIK - FIRSATÇILIK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
BAM – BAM TELİ – BAM TELİNE BASMAK, DOKUNMAK
TROLL - TROL
TROLL - TROL
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
VEDA / HÜZÜN - ÖZLEM - VUSLAT/ SEVİNÇ
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
SANAT ÜRÜNÜ MÜ / SANAT ESERİ Mİ ? SANAT ÜRETİCİLİĞİ Mİ / SANAT YARATICILIĞI MI ?
NEFRET DİLİ
NEFRET DİLİ
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
İLETİŞİM ve PROPAGANDA DİLİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SÖZ VERMEK VE SÖZÜNDE DURMAMANIN KIRK ŞEKLİ
SECCADE
SECCADE
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RAMADAN/ RAMAZAN – KANDİL VE MAHYALAR/ ŞEHR-İ RAMAZAN
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
RETORİK, HİTABET, KIRAAT VE TİLAVET
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
ENERJİ /ÉNERGIE  –  SİNERJİ/ SYNERGIE
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
DEPREMDE BÜYÜKLÜK VE ŞİDDET FARKI
KARIŞIK – KARMAŞIK
KARIŞIK – KARMAŞIK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
HELALLEŞMEK, HESAPLAŞMAK
ANASININ GÖZÜ
ANASININ GÖZÜ
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
TEŞEKKÜR ETMEK –  ÖZÜR DİLEMEK
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
İLETİŞİM, MİZAH ve HOŞGÖRÜ
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
NESEP NEDİR, NESEPSİZ NE DEMEKTİR?
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
AŞAĞILAMA, SÖVGÜ VE HAKARET
NARTHEX
NARTHEX
MÜJDE
MÜJDE
İBRET
İBRET
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
DİLDE YABANCI HAYRANLIĞIMIZ
APERİTİF
APERİTİF
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN
AHMAK
AHMAK
BÜTÇE
BÜTÇE
AHLÂK
AHLÂK
Başparmaklarımız
Başparmaklarımız
MENDİL
MENDİL
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
BODRUM'DA YABAN HAYATINI YOK EDEN İMAR PLANLARI
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
RÛM,  RÛMÎ, RÛMELİ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
ORGANİZE ÖRGÜT VEYA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTÜ
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
Türkçedeki Yunanca kökenli kelimeler
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TANRI ve ADALET/ İLAHİ ADALET / TANRI SEVGİSİ / TANRININ İNSAN SEVGİSİ
TUTUM
TUTUM
SÜRTÜK
SÜRTÜK
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DİL ÖĞRETİMİNDE ETİMOLOJİ BİLGİSİNİN YARARLARI
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
DEKOLTE – TESETTÜR – MÜSTEHCEN – PORNOGRAFİ - EROTİZM
ETİYOLOJİ
ETİYOLOJİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
ETİMOLOJİNİN ETİMOLOJİSİ
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
REÇETELERDEKİ KISALTMALAR
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
ATLAS ve KARYATID KAVRAMLARI
BAY -  BAYAN
BAY -  BAYAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
LALE – TÜLBENT – TULIPE - TÜRBAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
POSTULAT-CREDO–İMAN
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
AKRABA - HISIM KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RAMAZAN, BAYRAM VE RAMAZAN/ŞEKER BAYRAMI KAVRAMLARI ÜZERİNE
RÜZGÂR
RÜZGÂR
KALPAZANLIK
KALPAZANLIK
POLİTİKA
POLİTİKA
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
CIMON-PERO' NASIL CHARITY ROMANA OLDU?
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
İDEOLOJİ– DEMAGOJİ – PROPAGANDA -DEMOKRASİ
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
YABANCI DİLLERDEN ALINAN KAVRAM VE TERİMLER SORUNU
BANLİYÖ
BANLİYÖ
SATRANÇ
SATRANÇ
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
GAZİLER HELVASI – ŞÜKÜR HELVASI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
ABDEST KAVRAMININ KÖKEN VE ANLAMI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
AYLARIN ADLARI, KÖKEN VE ANLAMLARI
Ahmet Vefik Paşa
Ahmet Vefik Paşa
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
TARTIŞMAK, ELEŞTİRMEK VE AD HOMINEM KAVRAMLARI
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
POLİS, POLİ, POL,  BOLU
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
GÜN ADLARI, KÖKENLERİ VE ANLAMLARI
KITA ADLARI
KITA ADLARI
POLO - MİNYATÜR
POLO - MİNYATÜR
AMATÖR-PROFESYONEL
AMATÖR-PROFESYONEL
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
İSKAMBİL KÂĞITLARINDAKİ ŞEKİLLER
BURUK  ACI
BURUK  ACI
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
HİSSEDİLEN SICAKLIK / AĞIRLIK, KATLANILABİLEN İNSAN, DAYANILABİLİR ENFLASY0N
KARGA TULUMBA
KARGA TULUMBA
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
AFORİZMA – AFOROZ – PERSONA NON GRATA - HAYMATLOS
ANLAM SANATLARI
ANLAM SANATLARI
ACABA
ACABA
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
ÖKSÜZ VE YETİM KAVRAMLARI ÜZERİNE
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
KELİMELERİN BİZE ETTİĞİ
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ÜNİVERSİTE  NE DEMEK?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
ADLARIMIZIN KÖKEN VE ANLAMLARINI YETERİNCE BİLİYOR MUYUZ?
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
FENOMEN – İDOL - İKON – ROL MODEL
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
ETİMOLOJİ  NE İŞE YARAR?
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
14 MART TIP BAYRAMI İLE İLGİLİ KAVRAMLARIMIZ
DOSTA VİSKİ
DOSTA VİSKİ
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
TAKDİREN – TEŞDİDEN - TAHFİFEN
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
SORUNLU KAVRAMLARIMIZ
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
ÇARPICI  ETİMOLOJİLER
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
UYKULARIMIZIN TANRISI HYPNOS, ÜÇ BİN ÇOCUĞUNDAN BİRİ MORPHEUS
P H A E T H O N
P H A E T H O N
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
NAPOLYON KİRAZI – CHAMPS ÉLYSÉES ’nin  AT KESTANELERİ
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
BASAMAKLAR,  MERDİVENLER
NATO KAFA NATO MERMER
NATO KAFA NATO MERMER
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
DOĞUM GÜNLERİ VE DOĞUM GÜNÜ KUTLAMALARI
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
TÜKENMEZ KALEM - ALKOLSÜZ BALIK ÇEŞİTLERİ
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
MİT, MİTOLOJİ, EFSANE, MASAL, DESTAN, HİKÂYE, TARİH, TRAJEDİ, KOMEDİ VE OPERA
İBADET YERLERİ
İBADET YERLERİ
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
Yenilik Kavramı ve Yenilik Politikaları
FİKİR VE ZİKİR
FİKİR VE ZİKİR
ADAM GİBİ ADAM
ADAM GİBİ ADAM
Diderot Etkisi
Diderot Etkisi
MİLKA
MİLKA
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
ACABA BUNLARI BİZE HANGİ DIŞ GÜÇLER YAPIYOR; YOKSA?
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
İŞTE  İNSAN  -  ECCE HOMO
KOT PANTOLON
KOT PANTOLON
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
RAKAM  BİLDİREN  ÖNEKLER
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Taciz, Tecavüz, İstismar terimleri hakkında
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
Dilimiz ya da Alkolün Beyazı 
AKINTILAR,  AKIMLAR
AKINTILAR,  AKIMLAR
KUTSAL
KUTSAL
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
T A B U   ve   T A B U L A R I   Y I K M A K
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
PROLETER  VE  PROLETARYA   KAVRAMLARI
ESOTERIC,  BÂTINÎ,  İÇREK
ESOTERIC, BÂTINÎ, İÇREK
BOYKOT
BOYKOT
SABO - SABOTAJ
SABO - SABOTAJ
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
Alavere - Dalavere (il dare e l'avere)
OPERALAR
OPERALAR
SINCERE - Sine Cera
SINCERE - Sine Cera
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
İTİBARDAN TASARRUF veya TEMSİLDE TASARRUF
BELLONA ve SHELL
BELLONA ve SHELL
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
HALKIMIZIN KAVRAM İCADI
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
YANLIŞ KULLANILAN KAVRAMLARDAN DÖRDÜ
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
KİMİ KISALTMALAR VE ANLAMLARI
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
BAŞSAĞLIĞI-TAZİYE KAVRAMLARI ÜZERİNE
AYAK
AYAK
DİASPORA
DİASPORA
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
HUKUK TERMİNOLOJİMİZDEKİ BİR KAVRAM-BİR TERİM ÜZERİNE DÜŞÜNCELER
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
Z Ü H R E V İ  (Sorunlu Kavram)
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
(ATIN ŞAHLANIŞI) deyimi
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
TESTOSTERON  EGEMENLİĞİ (Domination de la Testostérone)
URBA
URBA
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
İki Dirhem Bir Çekirdek ve Keçiboynuzu
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
Zat İşlerinden İnsan Kaynaklarına
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
YERSİZ YURTSUZ BİR MİLLET: ÇİNGENELER
ROMAN
ROMAN
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
"TARİH"İN ÇİFTE ANLAMI
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
YUNANCA "DOXA"DAN LATİNCE "DOCTOR"A
KORO, BALE, HORON
KORO, BALE, HORON
FRENGİ
FRENGİ
FRANKLAR, FRENKLER
FRANKLAR, FRENKLER
LOJİ'LER
LOJİ'LER
TUZ
TUZ
ENTELEKTÜEL
ENTELEKTÜEL
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
Günlük Hayattan 30 Kelimenin kökenleri
ENERJİ
ENERJİ
PORT, YANİ LİMAN
PORT, YANİ LİMAN
Turunçgiller
Turunçgiller
Nomos'tan Namusa
Nomos'tan Namusa
Ev
Ev
Fil
Fil
Kültür Nedir?
Kültür Nedir?
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
CIVILISATION, MEDENİYET, UYGARLIK
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Bozbulanık İki Kelime: Ansiklopedi, Sempozyum
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan II
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Dilde Bildirişimin Kopması Üstüne Bazı Notlar
Aristokrat
Aristokrat
Despot, Tiran, Diktatör
Despot, Tiran, Diktatör
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Felsefeden Safsataya, Sufiden Sofuya
Efendi
Efendi
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Latinceden Türkçeye Yansıyanlardan
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
Akdeniz Dilinden Dört Kelime: Tersane, Damacana, Fırtına, Forsa
"Kosmos"tan Gelenler
"Kosmos"tan Gelenler
Barbarlar
Barbarlar
"Kapital"in Eserleri
"Kapital"in Eserleri
İlk Konservatuvarlar
İlk Konservatuvarlar
Tekhne, Ars, Sanat
Tekhne, Ars, Sanat
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
"Modern"in Geçmişi, Bugünü
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
İki Nobel Ödüllü Marie Curie'nin Dramı
Terim Ne Demek?
Terim Ne Demek?
Ütopya
Ütopya
Melankoli
Melankoli
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Şurup, Şarap, Şerbet, Meşrubat
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Matematik Terimlerinin Kökenleri
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Tercüman, Dragoman, Dil Oğlanı, Dilmaç
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
Telaffuz Hatası mı, Türkçeyi Bilmemek mi?
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"Post" Önekinin Önlenemez Tırmanışı
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
"MAGAZİN"İN YOLCULUKLARI
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
PATLICANIN YAZDIĞI TARİH
YALAMA OLAN  "SÖYLEM"  TERİMİ
YALAMA OLAN "SÖYLEM" TERİMİ
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
Türkçe dilindeki yabancı kökenli sözcükler
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
El, Yüz ve Zihin Temizliği!
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 4- "SANA NE!"
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
Zihinsel Virüs No 3- SİYASET, VATANDAŞIN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN YAPILIR
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2:  EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 2: EVET AMA YİNE DE!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1:  BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 1: BAŞKASI YAPMASIN, BEN DE YAPMAM!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
ZİHİNSEL VİRÜS NO 0: SÖZ KONUSU OLAMAZ!
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
KAVRAM EVLENDİRME ya da KAVRAMLAR AKADEMİSİ
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
AKLA YERLEŞEN HER KAVRAM SONRAKİLER İÇİN BİRER SÜZGEÇ OLUR!
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"KAVRAM TABANI" ÜZERİNDE UZLAŞI GİRİŞİMİNİ KİM ÜSTLENEBİLİR?
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!
"Kavram Tabanında Uzlaşma" ulusal bütünlüğün ta kendisidir!